"Work and Travel". Bu kelime benim için hayatın anlamı olmaya başladı artık. Önceden öyle değildi tabi. Ta ki Atatürk Havaalanı'na inene dek. "Yaaa bu çocuk da hakikaten abartmış" diyebilirsiniz belki ama gerçekten böyle düşünüyorum. Hayatımda hiç bu kadar mutlu, bu kadar rahat ve kendimi bu kadar güvende hissetmedim. Hatta kendi ülkemde bile! Bu yıl için ise masterımın ikinci senesi ve kredi almak için banka arıyorum :)Tanıdığı olan var mı? :)
Son olarak bir şey söylemek istiyorum; " Çok özledim, gerçekten çok özledim oraları, kendime söz verdim. Buna şahsıma düşülen bir dipnotta diyebilirsiniz. Tekrarı için elimden ne gelirse yapacağım…"
Uğur Güçaraslan...Fatih Üniversitesi’nde Türk Dili üzerine yüksek lisans yapıyor. Bu yıl Georgia'da cankurtaranlık yaptı. Cankurtaran bu kadar yakışıklı olunca, çalıştığı parkta yaşanan boğulma olaylarında da bir artış olmuştur kesin:)
Yakışıklı, enerjik, dört dörtlük bir cankurtaran olmakla beraber, O Galatasaray tribünlerinin vazgeçilmez amigosu:)
Bir arkadaşı Onun için “virüs gibidir, bir defa kanınıza girsin, kurtulamazsınız, canavar gibi bir arkadaştır, bi tanedir O, diyor ve Uğur’u anlatacak kelime bulamıyor..:) Bu kadar övgü almasında iyi bir aşçı olmasının bir payı da vardır herhalde!
Boğulursunuz kurtarır, acıkırsınız yemek yapar, sıkılırsınız eğlendirir, mutsuzsunuzdur, güldürür. Herkes tarafından seviliyor, herkese kendini sevdiriyor. Bu programa iyi ki katılmışım diyen bir Amerika yolcusu O...
Work and Travel programıyla Amerika’nın hangi şehrinde ve hangi iş pozisyonunda çalıştın?
Atlanta eyaletinin Georgia şehrinde Lifeguard olarak çalıştım…Ne iyi de etmişim ne de güzel yapmışım…Özledim çoook özledim… :)
Çalıştığın yerdeki görevini kısaca tanımlayabilir misin?
Çalıştığım şirket ABD’nin en büyük havuz şirketiydi. Burada Lifeguard olarak hizmet verdim. Havuzlarda cankurtaranlık ve havuzların bazı bakım işlerini yürüttüm. Çok kolay ve eğlenceli bir işti. Sürekli yüzüyorsunuz. Yanmakta cabası.
Amerika’ya gittiğin zaman işveren seni havalimanında karşıladı mı? Eğer karşılamadıysa, çalışacağın yere ulaşım konusunda sıkıntı çektin mi?
Hayır, beni karşılamadı ama karşılamasına da gerek yoktu; çünkü işyeri havaalanına çok yakındı ve buna hiç gerek duymadım. Ama eğer uzak olsaydı eminim gelirdi. Zaten bende ulaşım konusunda hiç problem yaşamadım. Amerika’da en kolay şeylerden biri de ulaşım…
Amerika’ya gittiğin zaman işin hazır mıydı? Amerika’ya gittiği zaman işinin hazır olmadığını ve sorun yaşadığını gördüğün öğrenciler oldu mu?
Evet, işim hazırdı ve gerçektende çooook hazırdı :) Çünkü ben bu kadar hazır olacağını beklemiyordum. İki gün sonra işe hemen başladım. Ama işi hazır olmayan kimse de görmedim…
İşyerine vardığında bir yabancı olarak yoğun ilgi gördün mü? Bu beklentide olan öğrencilerimiz için söylemek istediğin bir şey var mı?
Aslında işverenimden yabancı olmamdan ötürü bir ilgi görmedim. Çünkü international çalışanlara alışkındı. Ama çalıştığım havuzlara da yabancı olmam gerçekten büyük bir farklılık yarattı. Ne gibi şeyler olduğunu sormayın. Yani özellikle Türkiye’den gelmiş olmak farklılık sağlıyor…
Aylık kazancın neydi? Hep aynı saat ücreti ile mi çalıştın?
Çalışma saatine göre ücret aldığım için her zaman farklı olabiliyor fakat emin olunması gereken bir şey var herkes harcadığını rahatça çıkartacaktır fazlasını da tabiî ki. Ne kadar kazandığım bana kalsın. Ayrıca hep aynı saat ücretine göre çalışmadım…

İşverenler performansa göre saat ücretini arttırabiiyor veya sezon sonunda bonus verebiliyorlar. Ya da terfi verebiliyorlar. İşverenin senin saat ücretinde herhangi bir artış yaptı mı ya da herhangi bir terfi ya da bonus aldın mı?
İşe başlamamın ikinci haftasında saat ücretim de 1$’lık bir artış oldu. Şimdi size küçük bir para gibi gelebilir ama emin olun saatler artıkça bayağı iyi bir para oluyor. Yani sizin işverenle ilişkinize ve çalışma performansınızla alakalı…
İşverenin konaklama sağladı mı? Eğer kendin bulduysan, nasıl bir yol izledin?
Evet konaklama sağladı. Ve bence bu program için en önemli konulardan birisi…
Nerde, kaç kişi ile kaldın? Haftada ne kadar ödüyordun konaklama için?
Amerika’da bayağı yaygın olan Days Inn otellerinden birinde kaldım. Otel dediğime bakmayın küçük bir ev gibi. Hani şu filmlerde gördüğümüz kapısı dışardan olan ve anahtarınızla ne vakit girmek isterseniz girebileceğiniz tarzda bir evdi. 2 hafta için 200 $ ödüyordum… Özledim yaaa:)
Bulunduğun süre içinde farklı şehirleri görme imkanın oldu mu? Hangi şehirleri gezdin?
Aslında bu konu için kendime kızıyorum çünkü fazla gezme imkânı bulamadım. Ama yinede New York’u ve New Jersey’i görme imkanı buldum…
Programın seyahat ve eğlence kısmıyla ilgili olarak neler tavsiye edersin? Hangi şehirleri mutlaka görmeliler? Ve bunu en hesaplı şekilde nasıl yapabilirler?
Seyahat için söyleyeceğim tek yer NEWYORK !!!!!! Kesinlikle görülesi, gezilesi, nefesleri içlere çekilesi bir yer. Nasıl söylesem bilmiyorum ama NEWYORK sanırım dünyanın başkenti. Gidin, görün, tekrardan fethedin derim. Sanırım orayı görmeden gelseydim Amerika’yı gördüm demezdim. Emin olun gece gündüz olduğundan daha aydınlık J Bak işte yine özledim…Eğlence içinse kesinlikle Pinkpony derim:) O ne mi? Atlanta’ya gidin kime sorsanız gösterir.
Haaa unutmadan en ucuz ve rahat ulaşım uçak. Ne bileyim bana göre daha az risk taşıyor…

Amerika’da işini görebilecek bir arabayı 500 USD’ye satın alabileceğin söyleniyor. Sen bulunduğun süre içinde araba kiraladın mı ya da satın aldın mı? Ne kadar ödedin?
500$ belki zor ama 1000$ gibi bir fiyata rahatlıkla alınabilir. Ben almadım çünkü işveren ulaşım için bize bir araba tahsis etmişti. Ama bir gün evet işte o gün :) yani hayatımda boyunca sürebileceğim en hızlı arabanın anahtarını yolda tanıştığım bir Türk bana verene dek. 2007 model spor bir Cadillac. Şu ibresi 300 olanlardan. Ben de almak istedim o 1000$'!lık arabalardan ama sanırım ondan iyisini alamazdım o yüzden vazgeçtim. Abartmıyorum adam verdi sürmem için. Zaten o günden beri araba sürmüyorum tadını alamıyorum… Bak yine özledim.
Work&Travel’a katılan öğrencilerin programa katılmak için yaptığı masrafı büyük ölçüde geri kazanılabildiği, hatta alışveriş yapmış olarak geri dönülebileceği söyleniyor. Sence bu ne kadar doğru? Peki sen ne kadar kazandın?
Kesinlikle doğru. Ama dediğim gibi çalışılan iş ve saatler çok önemli zaten overtime olayı işin en tatlı tarafı. Benim kazandığım paraya gelince. Hıımmm sanırım söylemesem olur değil mi ?
Giden tüm öğrencilerin Amerika’da ucuz olması nedeniyle özellikle elektronik alışverişi yaptığını duyuyoruz. Sen de yanında ikinci bir bavulla gelenlerden misin?
Evet gerçekten elektronik bayağı ucuz. Bütün arkadaşlarımın ve benim aldıklarımla küçük bir mağaza açardık sanırım:) İkinci valiz alacak kadar param kalmadı desem.Yedim hepsini.

Amerika’ya gitmeden önceki Amerika hakkındaki düşüncelerin ve döndükten sonraki düşüncelerin arasındaki farkları anlatabilir misin? Tekrar Amerika’ya gitmeyi düşünüyor muydün?
Farkları anlatmam için sanırım bir yayıneviyle anlaşma lazım çünkü bir kitap olur. O yüzden buna hiç girmeyelim isterseniz:)Tekrar gitmek içinse bankadan kredi bile çekebilirim. Çok istiyorum çok…
Amerika’ya gitmeden önceki Sen ile, orada yaşadıktan sonra Sen arasında ne gibi değişiklikler oldu?
Amerika’ya gitmeden önce uyuyabiliyordum. Ama şimdiyse uyuyamıyorum. Belki biraz abarttım ama her sabah Amerika’da olmadığınızı bilerek uyanmak sanırım dünyanın en kötü duygusu.
Amerikalıların Türklere karşı yaklaşımı nasıldı? Tanıştığın insanlar Türkiye’yi tanıyorlar mıydı?
Kesinlikle tanıyorlar ülkemizi. Yaklaşımları ise beklediğimden de sıcaktı. Merak edilmemesi gereken bir durum…
Amerika’daki iş hayatı hakkında ne düşünüyorsun? Amerika’da çalışma koşulları nasıldı? Türkiye ile karşılaştırabilir misin?
İsterseniz ülkemizle hiç karşılaştırmayayım. Çünkü benim gibi ülkesinde senelerdir çalışan biriyseniz ordaki çalışma hayatına şükrederseniz…:)
Programın İngilizceni geliştirdiğini düşünüyor musun?
Yes, absolutely:)
Bildiğin gibi bu program farklı ülkelerden öğrencilerin katıldığı bir program. Senin gibi Work&Travel programına “başka ülkelerden katılmış öğrencilerle” tanıştın mı? Hangi ülkelerden arkadaşların oldu? Hala görüştüğün arkadaşların var mı?
Ruslar mı ? Evet evet ben de gördüm onları tanıştım hatta :) Ama şimdi görüşmüyorum ne yazık ki :)
Amerika’ya gidip gerçek aşkını bulduğunu söyleyen öğrencilerimiz oluyor. Röportajımızın biraz da magazinsel boyutu olsunJ Duygusal olarak bir şeyler hissetiğin biri oldu mu?
Kaç gecelik? :)
Yemek konusunda sıkıntı yaşadın mı? Bizim yemeklerimizi özledin mi? Annenin en çok hangi yemeğini özledin ?
Benim gibi ahçı birine sorulmaması gereken bir soru. İlk hafta belki yaşanası bir durum belki ama sıkıntı yaşamayacaklarını zannediyorum ileriki günlerde…
Amerika’da kaldığın süre zarfında aklında kalan bir hatıranı Work and Travel’a katılmayı düşünen öğrenci okurlarımızla paylaşır mısın?
Kaldığım şehirde yani Atlanta’da fazla Türk yoktu. Bir gün çalıştığı havuzların birinde malum çocuklarda havuzları sever ve eğlenirler yine o günlerden biriydi ve bir anne koşan çocuğuna “ Koşma yavrum düşersin! “ şeklindeki seslenişi :) olabilir belki. Başkaları da var tabi ama bu sanırım bayağı eğlenceliydi :)
Vize mülakatından korkan öğrencilerimiz için söylemek istediğin bir şey var mı?
Korkacak bir şey yok yaa emin olun. En önem verdikleri şey not ortalaması.

Work and Travel programına öğrenci gönderen pek çok firma var. Öğrenciler firma seçimi yaparken sence neye dikkat etmeli?
Gidecekleri adrese dikkat etsinler bence. Ben giderken Levent’teydi o adres :) şimdiyse Taksim’e taşınmış. Metrodan çıkınca arkanızı dönün kafanızı kaldırım ve göreceksiniz tam karşınızda :)
Senin Advis’i seçmendeki en önemli etken neydi?
Emin olun ben de bilmiyorum ama iyi bir tercih kesinlikle…!
Amerika’ya Advis aracılığı ile gittiğine memnun musun?
Buna verilecek tek cevabım evettir…
Amerika’dayken Advis’i araman ve yardım istemen gerekti mi? Beklediğin yardımı alabildin mi? Amerika’da bulunduğun süre boyunca Advis danışmanlık hizmeti sunmaya devam etti mi?
Sadece uçak bilet tarihin için aramıştım ve onda da gerçekten de yardımcı oldular.
Senin için “Work and Travel” neyi ifade ediyor? Gelecek yıl tekrar gidecek misin?
“Work and Travel” şu 3 kelime benim için hayatın anlamı olmaya başladı. Önceden öyle değildi tabi. Ta ki Atatürk Havaalanı’na inene dek. Yaaa bu çocukta hakikaten abartmış diyebilirsiniz belki ama gerçekten öyle. Hayatımda hiç bu kadar mutlu, bu kadar rahat ve kendimi bu kadar güvende hissetmedim. Kendi ülkemde bile! Yukarıda da dedim ya neyi ifade ettiğini söylemem için sanırım o yayınevi ile ikinci bir anlaşma yapmam lazım :) Bu yıl için ise masterımın ikinci senesi ve kredi almak için banka arıyorum :) Tanıdığı olan var mı? Son olarak bir şey söylemek istiyorum; “ Çok özledim, gerçekten çok özledim oraları, kendime söz verdim, buna şahsıma düşülen bir dipnotta diyebilirsiniz. Tekrarı için elimden ne gelirse yapacağım… “
Beyza Sezer , 22.11.2008