Arama: Ara
     
 
 
Work & Travel > Katılımcı İzlenimleri
  Katılımcı İzlenimleri  
Marmara'dan Ceren Eryiğit
Fatih Üniv.'den Uğur Güçarslan
İzmir Ekonomi'den Sinem Çelik
Doğuş'tan Tekiner Uygur
Osmangazi Üniv.'den İsmail Hakkı Kaplan
Doğu Akdeniz'den Fatma Dolma
İ.Ticaret'den Remziye Şimşek
Marmara'dan Serdar Koçak
Isparta Üniv.'den İskender Çorak
Doğu Akdeniz'den Serdar Yurdakul
Sakarya Üniv.'den Mehmet Ali Yaman
Marmara'dan Nevzat Ertan Aycan
Yakın Doğu'dan Bilal Yanar
İzmir Ekonomi'den Sinem Çelik
Mustafa Kemal'den Çağlar Canay
İTÜ'den Nedim Levi
İstanbul Ünv.'den Esin Bayır
İstanbul Üniv.'den Onur Karaca
Koç'tan Çağıl Meriç Kasapoğlu
Süleyman Demirel'den Ömer Çatal
Boğaziçi'den Muhammed Şahin
Yeditepe'den Hakan Çubukçu
İstanbul Ünv.'den Zeynep Yıldırım
Marmara'dan Uğur Yılmaz
Doğu Akdeniz'den Kadir Çirkin
Koç'tan Nevra Arslantürk
Marmara'dan Hüsniye Temoçin
Gebze Teknoloji Enst.'den Özkan Karadar
Ege Ünv.'den Dinçer Eniştegil
Niğde Ünv.'den Emre Üçkardeş
Selçuk'tan Serdar Çevik
Dokuz Eylül'den Mehmet İlem
Kırıkkale Üniv.'den Osman Bayrakdar
Bahçeşehir'den Kenan Orhan
Doğu Akdeniz'den Serkan Şen
İstanbul Üniv.'den Alijan Tagayev
  İlgili Dosyalar  
WAT Hakkında
Foto Albüm
 
  Gebze Teknoloji Enst.'den Özkan Karadar  

“Amerikalıların iş anlayışı ve iş ahlakı bizimkinden biraz farklı. Onlar görevlerini yapmaları gereken süre içerisinde, görevlerini tam manasıyla mükemmel olarak hiç kaytarmadan tamamlıyorlar ve mükemmeliyetçi bir anlayışa sahipler. Mesela birine hizmet sunduğunuzda verdiği paranın karşılığını tam manasıyla aldığından kesinlikle emin olmak istiyor. Aynısını kendi yaptığı işlerde fazlasıyla gösteriyor.”


Özkan Karadar, Gebze Teknoloji Enstitüsü’nde 2 sınıf öğrencisi... Sinemaya ve tiyatroya gitmeyi, futbol oynamayı ve dans etmeyi çok seviyor. Arkadaşları inanılmaz eğlenceli ve “zaman geçirmekten keyif alınabilecek bir adam” olarak tanımlıyor Özkan’ı.

Work&Travel programıyla Amerika’nın hangi şehrine gittin ve ne kadar kaldın? Kaç şehir gördün? Amerika’ya ilk ayak bastığında neler hissettin?
Work and Travel programıyla San Diego şehrine gittim ve 4 ay kaldım. Bu süre zarfında San Diego, Los Angeles, Las Vegas şehirlerini gördüm ve hatta Meksika gibi komşu bir ülkeye gitme fırsatım da oldu. Bu duygu aslında anlatılmaz yaşanır. İlk başta tabii büyük bir yalnızlık ve korku duydum. Sonuçta bilmediğim bir ülke ve farklı bir kültür ama tabi bunu çok çabuk atlattım.

İlk başta alışmakta çok zorluk çektin mi? Nelere alışmakta güçlük çektin ve en çok hangi sorunlarla karşılaştın?
Evet tabii ki herkes gibi bende büyük zorluklar yaşadım. Bunlardan en büyüğü ise yemek konusundaydı. Çünkü damak tatları bir hayli farklı, bir de ilk başlarda ikamet edeceğim yer konusunda büyük zorluklar yaşadım. Hosteller çok iyi durumda değildi ve otelde kalmak ta benim için pek rahat değildi. Çünkü ilk başta kaldığım otelde duş ortaktı ve bunu da bütün koridorla paylaşmak zorundaydım ve de maddi açıdan biraz külfetli oluyordu! Fakat San Diego’yu biraz daha tanıdıktan sonra kolaylıkla bir ev bulduk ve arkadaşlarımla beraber oraya taşındık.

Ne tür işler yaptın?
Program boyunca Pedicap işi yaptım.

Aylık kazancın neydi?
Ortalama olarak 1500-3000$ arasında değişiyordu

Bütün danışmanlık şirketleri Work&Travel’a katılmak için harcanan paranın 4-5 misli para kazanılabildiğini söylüyor. Sen Türkiye’ye dönerken program bedelini gerçekten çıkarabildin mi? Belli bir birikim ile Türkiye’ye döndün mü?
İşin gerçeği eğer yemeden, içmeden ve gezmeden her gün çalışsaydım 4-5 katını kazanabilirdim, fakat ben gezmeye ve hayatımı yaşamaya meraklı olduğumdan, kazandığım paranın çoğunu gezerek ve eğlenerek harcadım. Bu sebeptendir ki belli bir birikimle dönemedim ama program bedelini rahatlıkla çıkarabilirsiniz. Tabii artı olarak bende bir kaç elektronik eşya aldım bunlar da program bedelini karşılıyor zaten.

Dünya görüşün, hayattan beklentin, insanlarla olan iletişimin gibi konularda Amerika’ya gitmeden önceki sen ile, orada yaşadıktan sonraki sen arasında ne gibi değişiklikler oldu?
Bu soruyu sadece bir cümleyle yanıtlayacağım: Hayata bakış açım tamamen değişti. Fırsatı olan herkesin gidip görmesini tavsiye ederim.

Work&Travel programına katıldıktan sonra Türkiye’ye ve insanlara karşı bakış açınızda ne gibi değişiklikler oldu?
Tabii oradan döndüğümde oraya alıştığım için buraya döndüğümde büyük hayal kırıklığına uğradım. Buraya adaptasyon sağlamakta büyük zorluklar yaşadım. Ülkeme ve insanlara bakış açım bir hayli değişti. Çünkü orada yaşadığım ve gördüklerimle buradakiler arasında büyük farklılıklar var, fakat bunu da çabuk atlattım.

Orada yaşarken Türkiye’nin ve Amerika’nın hayat koşulları arasında ne gibi farklar dikkatini çekti?
Tabiki iki ülke arasında çok büyük farklılıklar var. En önemlisi de oradaki insanların bize göre çok fazla ekonomik özgürlüklerinin olması. Bu da haliyle hayat tarzlarına büyük ölçüde yansımış.

Belki özlemek duygusunu da ilk defa yaşadın, Türkiye’yi ve buradaki sevdiklerini özledin mi?
Bu sorunun cevabını insan yaşayarak anlıyor, ben ve oradaki arkadaşlarımın bir çoğu sevdiklerimizi özlediğimiz için çoğu zaman geri dönmeyi düşündük.

Amerikalıların biz Türklere karşı yaklaşımı nasıldı? Türkiye hakkında fikirlerini sordun mu veya nasıl bir izlenim oluştu mu sende?
Amerikalıların Türklere karşı genel bir yargısı yok gittiğim yerlerde çoğunluk olarak Türkiye’yi bilmediklerini söylediler. Ama bilenlerin hepsi de Türkleri ve Türkiye'yi seviyorlardı. Bize karşı çok sıcakkanlı ve arkadaşça davrandılar.

Amerika’daki iş hayatı hakkında ne düşünüyorsun? Amerikalılar çalışırken nasıl? Biz Türklerle bir karşılaştırma yapabilir misin?
Kısaca karşılaştırmam gerekirse onların iş anlayışı ve iş ahlakı bizimkinden biraz farklı. Onlar görevlerini yapmaları gereken süre içerisinde, görevlerini tam manasıyla mükemmel olarak hiç kaytarmadan tamamlıyorlar ve mükemmeliyetçi bir anlayışa sahipler. Mesela birine hizmet sunduğunuzda verdiği paranın karşılığını tam manasıyla aldığından kesinlikle emin olmak istiyor. Aynısını kendi yaptığı işlerde fazlasıyla gösteriyor.

Gerçekten İngilizcen ilerledi mi? Bildiğin gibi pek çok İngilizce öğrenen hazırlık öğrencisi var üniversitelerde. Onlara İngilizcelerini ilerletmeleri konusunda Work and Travel’a katılmalarını tavsiye eder misin?
Benim yaptığım işte 1. planda insanlarla iletişim geldiği için, müşterilerimle sürekli diyalog halindeydim ve haliyle İngilizcem de büyük ölçüde ilerledi. Bütün hazırlık öğrencilerine tavsiye edebileceğim inanılmaz yararlı bir program.

Hangi ülkelerden arkadaşların oldu? Onlarla neler yaptın, hangi maceraları yaşadın? Senin gibi Work&Travel programına “başka ülkelerden katılmış öğrencilerle” karşılaştın mı? Onlardan ayrılman zor oldu mu? Onlara Türkiye hakkında fikirlerini sordun mu?
Orada Rusya, Polonya, Brezilya, Meksika, Kanada gibi bir çok ülkeden bir çok samimi dostum oldu. Bu da dilimi geliştirmeme yardımcı olan büyük etkenlerden birisi oldu. Onlarla bir çok unutamayacağım anlar yaşadım. Onlarla ayrılırken gerçekten çok kötü hissettim. Çünkü onlarla gerçekten gerçek arkadaşlıklar kurmuştum ve hala da iyi arkadaşlarız. Türkiye hakkında fikirlerine gelince hepsi Türkiye’nin çok güzel olduğunu ve kesinlikle gelmek istediklerini söylediler.

Amerikalıların genelde çok kötü yemek kültürleri olduğu söylenir, gerçekten yemek konusunda sıkıntı yaşadın mı? Bizim yemeklerimizi özledin mi?
Bu konu hakkındaki düşüncemi yukarıda belirtmiştim. Gitmek isteyen arkadaşlara tavsiyem yemeklerinizi yanınızda götürün çok zorlanacaksınız. Benim Türkiye’ye dönme nedenlerimden en büyüğü de yaprak dolmasını ve mantıyı özlememdi. Yemekleri inanılmaz kötü. Kahvaltıyı Mc Donalds'da yapıyordum Big Mac menüyle... Gerisini siz düşünün artık:)

Amerika’da kaldığın süre zarfında aklında kalan bir anını Work&Travel’a katılmayı düşünen öğrenci okurlarımızla paylaşır mısın?
Size ilk günden bir anımı anlatayım:

Kiraladığımız arabanın benzini bitince benzin almak için bir benzinciye girdik. Orada bizdeki gibi pompacılar olmadığı için benzin bile self service. Neyse içeri girdik. Orada çalışan görevliye depoyu fulle diyeceğiz ama nasıl söyleneceğini bilmediğimizden herkes birbirinin suratına bakıyor. İçerdeki görevli de suratımıza ilginç ilginç bakıyor. Görevli “WHAT DO U WANT?” diye sormasın mı? Bende ona bakıp şaşkınlıkla: “WE WANT FULL GAS TANK” dedim ve adamın suratındaki ifade daha bir ilginçleşti. (GÖRMELİYDİNİZ) Benim arkadaşlar gülüyor. Bir yandan ben gülüyorum; bir yandan da adam gülüyor. Bir yandan o gün benzini tam tamına yarım saatte aldık. Ama inanın o gün benzin almaya sarf ettiğim eforu; bilim adına sarf etseydim şuan kesin bir Nobel ödülü almıştım.

Advis’i nerden duymuştun?
Advis’i çok yakın bir arkadaşım sayesinde öğrendim. Ama inanın ki Advis konusunda hiç bir memnuniyetsizliğim olmadı. Ha sadece Advis’teki danışmanların çoğu zaman meşgul oluyorlar; çok yığılma olduğundan dolayı. Onun için biraz beklemiştim; kadronuz biraz daha genişlemeli:) Şaka bir yana Advis’in Work and Travel programına katılmamdaki yardımlarından dolayı oradaki herkese teşekkür ediyorum.

Birçok firma varken neden özellikle Advis’i tercih ettin. Gerçekten beklediğin ilgiyi, yardımı, hizmeti alabildin mi? Amerika’ya gittiğinde AdvisWork&Travel öğrencisi olmanın ne gibi ayrıcalıkları vardı?
Benim Advis’le gitme sebebim en yakın arkadaşımın daha önceden bu şirketi tanıyıp, bilmesi ve beni de bu konuda bilgilendirmesiydi. Advis bütün sorularıma açıkça yanıt verdi ve kafamda hiç bir soru işareti kalmadı. Oraya gittiğimde gereken ilgiyi ve yardımı yeterince gördüm. Herkese tavsiye ederim. Amerika’da Work and Travel öğrencisi olmanın ayrıcalıklı bir şey olduğunu yaşayarak öğrendim. Birçok sıcak dostluk kurdum, dünyaya ve insanlara karşı olan bakış açım değişti, ufkum inanılmaz ölçüde açıldı ve en önemlisi İngilizceme çok büyük katkıda bulunduğunu söyleyebilirim. Amerika’ya gitmek isteyen sizler de ancak bunu yasayarak öğrenebilirsiniz!!!

En önemli soru aslında şu “Ben neden bir çok şirket varken Advis’i tercih etmeliyim?” Bu sene Work&Travel programına katılacaklara Advis’i öneriyor musun?
Ben sadece size tavsiyelerde bulunuyorum! Ben kendim Advis’le gidip bunun güvenini yaşadığım için sizlere de öneririm. Ben Amerika’ya gitmeden benim de aklımda bir çok soru işareti vardı fakat o soru işaretlerini Amerika’ya gitmeden evvel Advis'ten aldığım cevaplar sayesinde cevaplamış oldum. Advis sayesinde güvenli ve eğlenceli bir Work and Travel programına katılmış oldum. Bunun için sizlere de gönül rahatlığıyla Advis’le gitmenizi önerebilirim.

Amerika’dayken de seninle iletişim kurdular mı? Bir problem ile karşılaştığında Advis sana danışmanlık hizmetini sunmaya devam etti mi?
Tabiki Advis’le iletişim kurmaya devam ettik. Ben bir problemle karşılaştığımda bana ne yapmam gerektiğiyle ilgili bir çok yol gösterdiler.

Murat Erat , 07.01.2007 

 
İlgili Haberler
Yılın en sıradışı ve en kaliteli iş fırsatları 15 Mart CIEE İş Fuarımızda!
Alaska Treni Kalkıyorrrrrr!!!
6 Aralık İş fuarımız Hilton Otel’de gerçekleştirildi.
25 Ocak İş fuarı kontenjanlarımız doldu!
Ekonomik kriz Work&Travel öğrencilerini neden olumsuz etkilemeyecek?
Tam 100 öğrenciye ÜCRETSİZ Work&Travel fırsatı!
Advis'ten kaçırılmayacak indirim fırsatları!
2008 Wat katılımcılarımız: Sizler için katılım sertifikası hazırladık!
Vize reddine %100 iade!
Advis ile Work and Travel'a gidenler anlatıyor!
Artık 4.sınıflar da Work and Travel’a katılabiliyor!
Konsolosluk 2008 yılı Wat katılım sayılarını açıkladı!
Yepyeni advis.com.tr yayında!