Arama: Ara
     
 
 
Work & Travel > Katılımcı İzlenimleri
  Katılımcı İzlenimleri  
Marmara'dan Ceren Eryiğit
Fatih Üniv.'den Uğur Güçarslan
İzmir Ekonomi'den Sinem Çelik
Doğuş'tan Tekiner Uygur
Osmangazi Üniv.'den İsmail Hakkı Kaplan
Doğu Akdeniz'den Fatma Dolma
İ.Ticaret'den Remziye Şimşek
Marmara'dan Serdar Koçak
Isparta Üniv.'den İskender Çorak
Doğu Akdeniz'den Serdar Yurdakul
Sakarya Üniv.'den Mehmet Ali Yaman
Marmara'dan Nevzat Ertan Aycan
Yakın Doğu'dan Bilal Yanar
İzmir Ekonomi'den Sinem Çelik
Mustafa Kemal'den Çağlar Canay
İTÜ'den Nedim Levi
İstanbul Ünv.'den Esin Bayır
İstanbul Üniv.'den Onur Karaca
Koç'tan Çağıl Meriç Kasapoğlu
Süleyman Demirel'den Ömer Çatal
Boğaziçi'den Muhammed Şahin
Yeditepe'den Hakan Çubukçu
İstanbul Ünv.'den Zeynep Yıldırım
Marmara'dan Uğur Yılmaz
Doğu Akdeniz'den Kadir Çirkin
Koç'tan Nevra Arslantürk
Marmara'dan Hüsniye Temoçin
Gebze Teknoloji Enst.'den Özkan Karadar
Ege Ünv.'den Dinçer Eniştegil
Niğde Ünv.'den Emre Üçkardeş
Selçuk'tan Serdar Çevik
Dokuz Eylül'den Mehmet İlem
Kırıkkale Üniv.'den Osman Bayrakdar
Bahçeşehir'den Kenan Orhan
Doğu Akdeniz'den Serkan Şen
İstanbul Üniv.'den Alijan Tagayev
  İlgili Dosyalar  
WAT Hakkında
Foto Albüm
 
  İTÜ'den Nedim Levi  

"...Günlerim çalışarak geçti. En güzel anım ise terfi alıp, mekanik olduktan sonra günde milyon dolarların döndüğü bir fabrikada benim supervisor’imin acil bir iş için Seattle’a gitmesi ve yaklaşık 2 hafta boyunca bütün fabrikanın benim oradaki 1 aylık tecrübemle dönmesiydi. Çok stresli de olsa en sonunda bu büyük şirketin müdürünün ofisime kadar gelip beni tebrik edip teşekkür etmesi en büyük destekti.”



Nedim Levi.. 20 yaşında ve İstanbullu. İstanbul Teknik Üniversitesi  Metalurji & Malzeme Müh. 3. sınıf öğrencisi... Sempatik, sıcakkanlı, zeki olma özellikleriyle tam bir  Kova burcu erkeği. İyi bir sporcu ayrıca tam bir futbol fanatiği... 

Bir de sinema düşkünü... Sinema tarihiyle ilgili kitaplar okumak, eski filmleri izlemek, filmler üzerinde arkadaşlarıyla tartışmak en önemli hobilerinden... Ayrıca o meşhur Halil İbrahim sofrasında  arkadaşlarıyla sohbet etmeye bayılıyor... Şimdilerde ise sofrasında arkadaşlarına Amerika anılarını anlatıyor...


Nedim; “Amerika’da master yapmayı kafama koydum. Belki sonra da belli bir süre zarfı için yurtdışında yaşama. Ama en önemlisi de hayata bir kere gelindiği. O yüzden gezebildiğim kadar gezmek en büyük idealim şu an kariyer hayatıma başlamadan” diyor.

 

Work&Travel programıyla Amerika’nın hangi şehrine gittin ve ne kadar kaldın? Kaç şehir gördün? Amerika’ya ilk ayak bastığında neler hissettin?

Alaska’nın Cordova şehrin yaklaşık 3 ay kaldım. Buradan başka Anchorage,Seattle ve Minneopolis’de de bulundum. Amerika’ya ilk gittiğimde ise heyecan ve korkuyu aynı anda hissettim diyebilirim… Ama çok da mutlu  değildim şahsen o  anda.

 

Amerika’ya gittiğin zaman işveren seni havalimanında karşıladı mı? İşyerinde yoğun ilgi gördün mü? Bu beklentide olan öğrencilerimiz için söylemek istediğin bir şey var mı?

Karşılamadı ama benim gibi başka öğrenciler içinde hemen çıkışta bizi bir servis bekliyordu. Alaska’da ilgi beklemek bence biraz yalan olur çünkü 300 kişiyle aynı anda çalışıyorsunuz… Ama şahsen ben en çok ilgiyi görenlerden biriyim.

Bunun nedeni de ilk gittiğimde basit bir elemanken sonrasında orada mechanic yani teknik eleman olarak çalışmamdı. Hem saygı hem de ilgi arttırdı bu iş bana. Bu sayede fabrikanın patronlarıyla bile muhabbet etme şansı buldum hatta zaman zaman bütün Avrupalı öğrencilerin sorunlarını birebir yukarı kademelere ben bildirdim. Ama benimkisi çok ekstrem bir durumdu. Kimse bunu duyduktan sonra orada mesleğini yapacak diye gitmesin hayal kırıklığına uğrar.

 

İlk başta alışmakta çok zorluk çektin mi? Nelere alışmakta güçlük çektin ve en çok hangi sorunlarla karşılaştın?

İlk olarak uyumakta zorlandım. Bunun nedeni ise yaz ayında bazen 17 18 saat gündüz olmasıydı. Sonraları ise yemek ve İnternet sorunum oldu. Ama sonra zamanla hepsi aşıldı.

 

Ne tür işler yaptın?

İlk bir ay boyunca balık temizledim sabah akşam… Sonra ise mechanic oldum.
 

 

Saat ücretin ve aylık kazancın neydi? Hep aynı saat ücreti ile mi çalıştın? İşveren herhangi bir artış yaptı mı saat ücretinde?

Saat ücretim 7,15’ti ama mechanic olunca zam aldım ve saat başı 8 dolarla çalışmaya başladım.

 

Bütün danışmanlık şirketleri Work&Travel’a katılmak için harcanan masrafın geri kazanılabildiğini, hatta alışveriş yapmış olarak geri dönülebileceğini söylüyor. Sen Türkiye’ye dönerken program bedelini gerçekten çıkarabildin mi? Belli bir birikim ile Türkiye’ye döndün mü?

Daha önce de dediğim gibi benim durumum istisnai bir durumdu. Hem zam alıp hem de Alaska gibi normalden 2-3 kat daha fazla para kazanılan bir yerde çalışınca beklediğimden bile çok daha iyi bir durumda Türkiye’ ye geldim.

 

Giden tüm öğrencilerin Amerika’da ucuz olması nedeniyle özellikle bolca elektronik alışverişi yaptığını duyuyoruz. Sen de yanında ikinci bir hediye bavulla gelenlerden misin?

Şöyle söyleyeyim: Dönüşte havayolu şirketine 3. bavuldan dolayı 100 dolar ekstra vermek zorunda kaldım.

 

Dünya görüşün, hayattan beklentin, insanlarla olan iletişimin gibi konularda Amerika’ya gitmeden önceki  Sen ile, orada yaşadıktan sonra Sen arasında ne gibi değişiklikler oldu?

Bu değişiklikler bana özel kalsın ama Alaska gibi kafa dinlenebilmek bir yerde insan, hayatı hakkında çeşitli hükümlere varıp bunlar hakkında değişiklik yapabiliyor.

 

Work&Travel programına katıldıktan sonra Türkiye’ye ve insanlara karşı bakış açında ne gibi değişiklikler oldu?

Ülkemi ne kadar sevdiği ve Türklerin kesinlikle dünyada eşi benzeri bulunmayan bir ırk olduğunu anladım (nasıl anlamak istiyorsanız bunu).

 

 

Orada yaşarken Türkiye’nin ve Amerika’nın  hayat koşulları arasında ne gibi farklar dikkatini  çekti?

Öncelikle orda insana insan gibi muamele yapıldığını gördüm. Burasıyla alakası yok. Her şey sizin için düşünülmüş. Aklınıza ne gelirse orda bulabilirsiniz. Bir de inanması zor belki ama hayat çok ucuz orada. Eğer biraz araştırma yaparsan. Özellikle araba sever arkadaşlar orada kafayı yiyebilirler. Çünkü Türkiye’den sonra oradaki fiyatlar 1 Nisan şakası gibi geliyor kulağa.

 

Amerikalıların biz Türklere karşı yaklaşımı nasıldı? Türkiye hakkında fikirlerini sordun mu veya nasıl bir izlenim oluştu sende?

Tabiî ki her yerde olduğu gibi Türkiye’nin geri kalmış bir Arap ülkesi olduğunu sanıyorlar. Ama tabiî ki bizleri orada gördükten sonra aslında ne kadar yanıldıklarını görebiliyorsunuz. Ama kişisel ilişkilerde Türkler sıcakkanlılıklarıyla herkesle çok iyi geçineceğimi  iyi biliyorlar.

 

 

Amerika’daki iş hayatı  hakkında ne  düşünüyorsun? Amerikalılar çalışırken nasıl? Biz Türklerle bir karşılaştırma yapabilir misin?

Adamlar çalışıyorlar!!! Yalan söylemeye gerek yok. Ben dahil bütün Türkler çalışmadan nasıl çalışırız görüntüsü veririzin cevabını aradık yaz boyunca. Ama sonunda böyle bir şey olmadığını anladık iş hayatında.

 

Bu arada gerçekten ingilizcen ilerledi mi? Bildiğin gibi pek çok ingilizce öğrenen hazırlık öğrencisi var üniversitelerde. Onlara İngilizcelerini ilerletmeleri konusunda Work and Travel’a katılmalarını tavsiye eder misin?

Tabii ki de...  Ama tek bir şartla. O da Türklerin çok olduğu yerlere değil de tam tersine yabancıların çok olduğu yerleri seçmeleri. Birebir konuşmalar gerçekten çok etkiliyor İngilizceni.

 

İngilizceni çalışırken mi, yoksa sosyal hayat içinde mi geliştirdin?

İkisi de. Alışverişlerde, sokaklarda, çeşitli mekanlarda sürekli konuşmak zorundasınız. Bu da doğal olarak dilinizi geliştiriyor.

 

Hangi ülkelerden arkadaşların oldu? Senin gibi Work&Travel programına “başka ülkelerden katılmış öğrencilerle” karşılaştın mı?

Rus, Romen, Slovak ama kafa olarak en çok Ruslarla arkadaşlık  ettim. Kesinlikle çok sıcak  insanlar ve Türkleri inanılmaz seviyorlar.

 

Amerikalıların genelde çok kötü yemek kültürleri olduğu söylenir, gerçekten yemek konusunda sıkıntı yaşadın mı? Bizim yemeklerimizi  özledin mi? Annenin en çok hangi yemeğini özledin?

En başta zorlandım ama daha sonra alıştım denebilir, o kadar da kötü bir yemek kültürleri yok. 4 ay boyunca pizza hamburger pancake yemek çok da sıkmadı canımı şahsen. Annemin yemeklerine gelince tabii ki zeytinyağlı dolma ve İzmir köfte.

 

 

Amerika’da kaldığın süre zarfında aklında kalan bir anını  Work&Travel’a katılmayı düşünen öğrenci okurlarımızla  paylaşır mısın?

Öyle ilginç bir anım olmadı şahsen. Günlerim çalışarak geçti. En güzel anım ise ben orada mechanic olduktan sonra günde milyon dolarların döndüğü bir fabrikada benim supervisor’imin acil bir iş için Seattle' a gitmesi ve yaklaşık 2 hafta boyunca bütün fabrikanın benim oradaki 1 aylık tecrübemle dönmesiydi. Çok stresli de olsa en sonunda bu büyük şirketin müdürünün ofisime kadar gelip beni tebrik edip teşekkür etmesi en büyük destekti.

 

Amerika’ya gittiğin zaman işin hazır mıydı? Bu konuda sen sorun yaşamadıysan bile, Amerika’ya gittiği zaman işinin hazır olmadığını ve sorun yaşadığını gördüğün öğrenciler oldu mu?

Ever bir zorluk olmadı ve yaşayan da görmedim şahsen. Ama duyduğum bazı şirketlerin kesin anlaşma olmadan öğrenci gönderdiği. Yani öğrenci buraya geldiğinde kontenjan doluysa geri gönderme şansları çok yüksek.

 

Gittiğin zaman kalacağın yer hazır mıydı? Konaklamayla ilgili sorunun oldu mu?

Oldu da olmadı da. Yerim hazırdı ama konfordan uzaktı en basta. 9 kişiyle bir odada yatıyordum. Ama sonra 6 kişiyle trailer denen karavanlara geçtik. Kendi klima ve banyomuz oldu. Çok rahattı bence.

 

Vize mülakatından korkan öğrencilerimiz için söylemek istediğin bir şey var mı? Sence korkmakta haklılar mı?

Korkacak bir şey yok. Zaten yardımcı oluyorlar oradaki çalışanlar. Sorular da  belli… Çok rahat geçmişti benim görüşmem.

 

Work and Travel programına öğrenci gönderen pek çok firma var. Öğrenciler acenta seçimi yaparken sence neye dikkat etmeli?

Öncelikle o firmayla giden arkadaş bulmalılar. Eğer ok alırlarsa firmaya gidip temsilcilerle görüşsünler. Ben şahsen öyle yaptım, pişman olmadım.

 

Sen Advis’i nerden duymuştun? Advis’i seçmendeki en önemli etken neydi?

Arkadaşımdan duymuştum. Herhalde seçmemim nedeni çok rahatlatıcı ve ilgili davranmalarıydı.

 

Birçok firma varken neden özellikle Advis’i tercih ettin? Gerçekten beklediğin ilgiyi, yardımı, hizmeti alabildin mi? Amerika’ya gittiğinde "İyi ki de Advis ile programa katılmışım" dediğin oldu mu?

Şahsen oraya gittiğinde artık hangi firmayla gittiğin çok önemli olmuyor. Çünkü yalnızsın. Bir sorun olduğunda yine sen çözüyorsun. Tabii destekte alışıyorsun ama yine de… Ama bilet konusunda gerçekten çok yardımcı oldu bu firma bana.Istediğim vakitte gittim istediğim vakitte geldim.

 

Amerika’dayken de seninle iletişim kurdular mı? Bir problem ile karşılaştığında Advis sana danışmanlık hizmetini sunmaya devam etti mi? 

Mailler gelmeye devam etti tabii ki ama birebir bir iletişim olmadı çünkü sorunum da olmadı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Murat Erat , 06.01.2007 

 
İlgili Haberler
Yepyeni advis.com.tr yayında!
Yılın en sıradışı ve kaliteli iş fırsatları 6 Aralık'ta CIEE İş Fuarımızda!
Tam 100 öğrenciye ÜCRETSİZ Work&Travel fırsatı!
CIEE İş Fuarlarımız için geri sayım başladı!
Advis'ten kaçırılmayacak indirim fırsatları!
2008 Wat katılımcılarımız: Sizler için katılım sertifikası hazırladık!
Vize reddine %100 iade!