Arama: Ara
     
 
 
Work & Travel > Katılımcı İzlenimleri
  Katılımcı İzlenimleri  
Marmara'dan Ceren Eryiğit
Fatih Üniv.'den Uğur Güçarslan
İzmir Ekonomi'den Sinem Çelik
Doğuş'tan Tekiner Uygur
Osmangazi Üniv.'den İsmail Hakkı Kaplan
Doğu Akdeniz'den Fatma Dolma
İ.Ticaret'den Remziye Şimşek
Marmara'dan Serdar Koçak
Isparta Üniv.'den İskender Çorak
Doğu Akdeniz'den Serdar Yurdakul
Sakarya Üniv.'den Mehmet Ali Yaman
Marmara'dan Nevzat Ertan Aycan
Yakın Doğu'dan Bilal Yanar
İzmir Ekonomi'den Sinem Çelik
Mustafa Kemal'den Çağlar Canay
İTÜ'den Nedim Levi
İstanbul Ünv.'den Esin Bayır
İstanbul Üniv.'den Onur Karaca
Koç'tan Çağıl Meriç Kasapoğlu
Süleyman Demirel'den Ömer Çatal
Boğaziçi'den Muhammed Şahin
Yeditepe'den Hakan Çubukçu
İstanbul Ünv.'den Zeynep Yıldırım
Marmara'dan Uğur Yılmaz
Doğu Akdeniz'den Kadir Çirkin
Koç'tan Nevra Arslantürk
Marmara'dan Hüsniye Temoçin
Gebze Teknoloji Enst.'den Özkan Karadar
Ege Ünv.'den Dinçer Eniştegil
Niğde Ünv.'den Emre Üçkardeş
Selçuk'tan Serdar Çevik
Dokuz Eylül'den Mehmet İlem
Kırıkkale Üniv.'den Osman Bayrakdar
Bahçeşehir'den Kenan Orhan
Doğu Akdeniz'den Serkan Şen
İstanbul Üniv.'den Alijan Tagayev
  İlgili Dosyalar  
WAT Hakkında
Foto Albüm
 
  İstanbul Ünv.'den Esin Bayır  

Esin Bayır, 23 yaşında ve Samsunlu.. İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü son sınıf öğrencisi.. Balık burcu olan Esin sulugözlü olmadığı zamanlar dışında arkadaşları tarafından eğlenceli biri olarak tanımlanıyor.. Fırsat buldukça Work and Travel sırasında Amerika’dan aldığı fotograf makinesi ile İstanbul’un eski semtlerinde fotograf çekmeyi çok seviyor. En büyük tutkusu sinema, vizyondaki filmler Esin’in yakın takibinde..

Work&Travel programıyla Amerika’nın hangi şehrine gittin ve ne kadar kaldın? Kaç şehir gördün? Amerika’ya ilk ayak bastığında neler hissettin?
New Jersey’de Hope adında küçük bir kasabaya gittim. 3.5 ay Amerika’da kaldım . New Jersey,  New York, Florida’yı gördüm. New Jersey’de Atlantic City’ye gittim. Florida’da Orlando, Tampa ve Saint Petersburg’a gittim. Amerika’ya ilk ayak bastığımda yorgunluktan başka bir şey hissedemedim:) İlk gittiğim gün çok güzel geçti. Orada akrabam vardı. Bizi havaalanında karşıladı. O açıdan şanslıydık yani. Yaz tatiline gelmiş modundaydık. 2 gün boyunca gezdik falan. Ama iş yerimize varınca çalışmak için geldiğimizi hatırladık. Tabi güzel geçen iki günün üzerine zorumuza gitmişti.



Amerika’ya gittiğin zaman işveren seni havalimanında karşıladı mı? İşyerinde yoğun ilgi gördün mü? Bu beklentide olan öğrencilerimiz için söylemek istediğin bir şey var mı?
Hiç bir işveren oraya gittiğinizde sizi havaalanında karşılamaz. Nasıl geleceğinizle ilgili bilgi verir, otobüs ya da tren bilgileri vs. Eğer gideceğiniz yere ulaşım imkanınız sınırlıysa yakın bir noktadan alabilir en fazla. Tabi ki bir çok konuda yardımcı oluyorlar. Ama özel bir ilgi beklemek yanlış. Sonuçta çalışmaya gidiyorsunuz oraya. Bir işveren çalışanına nasıl davranıyorsa öyle davranılıyor.

İlk başta alışmakta çok zorluk çektin mi? Nelere alışmakta güçlük çektin ve en çok hangi sorunlarla karşılaştın? 
İlk iki hafta oldukça zor geçti. Bir çok konuda zorluk çekiyorsun. Amerikan kültürüne, iş disiplinine, yemeklerine alışmak biraz zaman alıyor. Bir de Amerikan aksanı ilk zamanlar zorlamıştı beni. Çok hızlı ve yuvarlayarak konuştukları için söylediklerinin yarısını ancak anlıyordum. Bir de gittiğim bölge çok sakin bir yer olduğu için ilk zamanlar çok sıkıldım orada. Ama biraz sabırlı olunca herşey kendiliğinden yoluna giriyor zaten.

Ne tür işler yaptın?
Eğlence parkında çalıştım. Orada bir süre Cotton Candy Store’da çalıştım. Orada patlamış mısır ve pamuk helva yapıyorduk. Kasaya da bakıyordum aynı zamanda. Bir süre de ride operator olarak çalıştım.

Saat ücretin ve aylık kazancın neydi? Hep aynı saat ücreti ile mi çalıştın? İşveren herhangi bir artış yaptı mı saat ücretinde?
Saat ücreti 6 dolardı ve sabitti.. Ayda 1200 dolar civarında kazanıyordum. Ama sezon sonuna kadar çalışıldığı takdirde saat başı 2 dolar veriyorlardı bonus olarak. Türkiye’ye döndükten 3-4 ay sonra 1500 dolar bonusum geldi.

Bütün danışmanlık şirketleri Work&Travel’a katılmak için harcanan masrafın geri kazanılabildiğini, hatta alışveriş yapmış olarak geri dönülebileceğini söylüyor. Sen Türkiye’ye dönerken program bedelini gerçekten çıkarabildin mi? Belli bir birikim ile Türkiye’ye döndün mü?
Dönerken belli bir birikimim yoktu. Ben parayı elinde tutmayı pek bilmeyen biri olduğum için çok harcadım. Zaten amacım da parayla dönmek değildi. İş bittikten sonra arkadaşlarımla Florida’ya tatile gittik. Disneyland’ı gezdik. Bayağı alışveriş yaptım. Türkiye’ye döndüğümde cebimde 10 dolarım vardı:) Ama tabi sonradan 400 dolarlık son paycheck’im ve 1500 dolar bonusum geldi. Program ücretini fazlasıyla çıkardığımı söyleyebilirim.



Giden tüm öğrencilerin Amerika’da ucuz olması nedeniyle özellikle bolca elektronik alışverişi yaptığını duyuyoruz. Sen de yanında ikinci bir hediye bavulla gelenlerden misin?
Evet ben de tek bavulla gidip 2 bavulla dönenlerdenim. Amerika’da elektronik aletler ve giyim oldukça ucuz. Ben de hem kendime hem sevdiklerime bir çok şey alıp döndüm.

Dünya görüşün, hayattan beklentin, insanlarla olan iletişimin gibi konularda Amerika’ya gitmeden önceki  sen ile, orada yaşadıktan sonraki  sen arasında ne gibi değişiklikler oldu?
Kesinlikle gitmeden öncesiyle döndükten sonrası arasında çok büyük bir fark var. Bu sadace benim için değil programa katılan herkes için geçerli. Ayaklarım yere daha sağlam basıyor artık. Çok farklı kültürlerden insanlar tanımış olmak insanın vizyonunu geliştiriyor ve dünyayı algılayış şeklinde büyük değişiklikler oluyor. 

Work&Travel programına katıldıktan sonra Türkiye’ye ve insanlara karşı bakış açınızda ne gibi değişiklikler oldu?
Amerika’da insanlar birbirine daha saygılı. Biz Türkler biraz daha sabırsızız. Özellikle ilk döndüğümde korna sesine alışmakta zorluk çektim. Orda kimse buradaki gibi korna kullanmıyor.. Ama bizim ülkemizde dayanışma, yardımlaşma duyguları daha kuvvetli. Amerikalılar sıcakkanlı insanlar ama hayat çok bireysel orada. Biraz her koyun kendi bacağından asılır durumu var.

Orada yaşarken Türkiye’nin ve Amerika’nın  hayat koşulları arasında ne gibi farklar dikkatini  çekti?
Öncelikle Türkiye’de yolunda gitmeyen bir çok şeyi daha net gördüm. Amerika’da her şey çok düzenli ve sistem insanların işini kolaylaştırıyor. Hayat standartları oldukça yüksek. Fakat kesinlikle Türkiye’de hayat daha renkli. Biz eğlenmeyi çok daha iyi biliyoruz!

Amerikalıların biz Türklere karşı yaklaşımı nasıldı? Türkiye hakkında fikirlerini sordun mu veya nasıl bir izlenim oluştu sende?
Amerikalılar genelde dünyayı Amerika’dan ibaret sanıyorlar. Diğer ülkelerle ilgili çok fazla fikirleri yok. Kimisi yaşadığı kasabadan çıkıp New York’u bile görmemiş. Ama yabancılara karşı sıcakkanlılar. Türk olduğumu öğrenince ülkemizle ilgili sorular soruyorlar. Ve çok olumlu yaklaşıyorlar. Tabi ülkemizi tanıyan insanlar da çıkıyor. İstanbul’un çok güzel olduğunu söylüyor bilenler.

 
Amerika’daki iş hayatı  hakkında ne  düşünüyorsun? Amerikalılar çalışırken nasıl? Biz Türklerle bir karşılaştırma yapabilir misin?
Amerikan iş hayatı oldukça disiplinli. Herkesin üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapması bekleniyor. Biz onlar kadar disiplinli çalışamıyoruz ne yazık ki. Biraz tembellik var bizde:)

Gerçekten İngilizcen ilerledi mi? Bildiğin gibi pek çok İngilizce öğrenen hazırlık öğrencisi var üniversitelerde. Onlara İngilizcelerini ilerletmeleri konusunda Work and Travel’a katılmalarını tavsiye eder misin? 
Tabi ki İngilizcem oldukça ilerledi. İlk zamanlar biraz zorluk çektim karşımdakini anlamak ve derdimi anlatmak konusunda. Ama bir süre sonra alıştım. İngilizce ilerletmek konusunda herkese bu programı tavsiye ederim. Tabi herşey insanın kendinde bitiyor. Arkadaş grubunla gidip orada diğer insanlarla sosyalleşmezsen İngilizce’de ilerleme olmuyor doğal olarak.



İngilizceni çalışırken mi, yoksa sosyal hayat içinde mi geliştirdin?
İkisi de. Benim çalıştığım pozisyonlar müşterilerle birebir ilişki içinde olmamı gerektiği için gün içinde onlarla ufak sohbetler yapıyordum. İş dışındaki zamanlarda da yapacak aktivite olmadığı için bütün zamanımızı sohbet ederek geçiyorduk. Gittiğim bölgenin çok sakin olması bu açıdan oldukça faydalı oldu benim için.

Hangi ülkelerden arkadaşların oldu? Senin gibi Work&Travel programına “başka ülkelerden katılmış öğrencilerle” karşılaştın mı?
Bir çok ülkeden arkadaşım oldu. Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovakya, Tayvan, Dominik Cumhuriyeti, Kazakistan, Moldovya.. Çalıştığım parkta çoğunlukla Work and Travel öğrencileri vardı. Bize evler verildi ve hep beraber yaşadık. Bu açıdan kendimi şanslı hissediyorum çünkü çok farklı ülkelerden bir çok insan tanımış oldum.

Amerikalıların genelde çok kötü yemek kültürleri olduğu söylenir, gerçekten yemek konusunda sıkıntı yaşadın mı? Bizim yemeklerimizi  özledin mi? Annenin en çok hangi yemeğini özledin?
Amerikalıların yemek kültürleri yok! Fast food ve dondurulmuş gıdayla besleniyorlar. Ama biz bu konuda pek zorlanmadık. Amerika’daki kuzenim ara sıra gelip bizi yakınlardaki bir Türk marketine götürüyordu. Oradan bütün ihtiyaçlarımızı alıyorduk. Hatta dondurulmuş lahmacun bile almıştık bir keresinde:) Akşamları kendi yemeklerimizi yapıyorduk. Hatta diğer arkadaşlarımıza da ziyafet çekiyorduk ara sıra. Türk yemeklerini çok beğeniyorlardı.

Amerika’da kaldığın süre zarfında aklında kalan bir anını  Work&Travel’a katılmayı düşünen öğrenci okurlarımızla  paylaşır mısın?
Birlikte Amerika’ya gittiğim arkadaşımla izin günümüzde New York’a gitmeye karar vermiştik. İş çıkışı otobüse binip gittik. İlk defa da gittiğimiz için yaşasın New York’a gidiyoruz süper olacak havasındaydık. Akşam 9’da New York’a vardık. Arkadaşımın bir tanıdığında kalacaktık. Fakat kızın adres ve telefonunu yanımıza almayı unutmuşuz. Elimizde ne bir hostel ismi ne de başka bir şey vardı.


Saat gece yarısına yaklaşıyordu, tabi bir an önce kalacak yer bulmamız gerekiyordu. Bir kaç hostel bulduk ama sanki çok seçme şansımız varmış gibi çok pahalı diye beğenmedik. Daha uygun bir yer bulmaya çalıştık. Bulamayınca da ilk gittiğimiz  hostellere tekrar baktık, ama oralarda dolmuştu! Gecenin ikisinde 2 kız Manhattan sokaklarında, gidecek yerimiz yok. Sonunda Columbia Üniversitesine sığındık. Görevliye bizi kabul etmesi için bayağı bir dil dökmemiz gerekti. Sonunda sabah 6’da gitmek şartıyla salondaki koltuklarda yatmamıza izin verdi. Biz de bir kaç saat bile olsa güvenle uyuyacak olmanın mutluluğuyla koltuklara atladık!


Sabah 6’da kovulduk tabi. Biz de biraz daha uyuyabilmek için Central Park’a gittik. Her şeyiyle çok güzel bir anımdır bu. Çok gülmüştük çünkü kendi halimize..



Amerika’ya gittiğin zaman işin hazır mıydı? Bu konuda sen sorun yaşamadıysan bile, Amerika’ya gittiği zaman işinin hazır olmadığını ve sorun yaşadığını gördüğün öğrenciler oldu mu?
Tabiki oraya indiğinde sorun yaşayan insanlar oluyor. Bu yüzden hangi acentayla gittiğin çok önemli. Ben oraya gittiğimde işim hazırdı. Hiç bir sorun yaşamadan hemen çalışmaya başladım..

Gittiğin zaman kalacağın yer hazır mıydı? Konaklamayla ilgili sorunun oldu mu?
Konaklamamızı işveren sağlıyordu. Parkın etrafında 4 tane ev vardı. Bizi oralara yerleştirdiler. Evlerde her türlü imkan vardı. İşveren konaklama için herhangi bir kira da istemiyordu. Konaklamam çok rahattı yani.

Vize mülakatından korkan öğrencilerimiz için söylemek istediğin bir şey var mı? Sence korkmakta haklılar mı?
Bence hiç korkmasınlar. Hem çok kısa sürüyor hem de öyle çok zor, cevap verilemeyecek sorular sormuyorlar. Not ortalamaları iyiyse rahatlıkla vize alırlar.

 
Work and Travel programına öğrenci gönderen pek çok firma var. Öğrenciler acenta seçimi yaparken sence neye dikkat etmeli?
Amerika’ya gittiğinde herhangi bir sorunun olduğunda acentan ne kadar yanında en önemlisi bu. Daha önce giden öğrencilerle konuşsunlar. Öğrencileriyle Amerika’dayken ilgilenen, sorunlarına en kısa sürede yardımcı olmak için çalışan firmaları seçsinler.

Sen Advis’i nerden duymuştun? Advis’i seçmendeki en önemli etken neydi?
Advis’i arkadaşımdan duymuştum. Bir çok arkadaşım Work and Travel’a katılmıştı. Advis’le giden arkadaşım oldukça memnun kalmıştı aldığı hizmetten. Ben de bu yüzden Advis’i tercih ettim.

Birçok firma varken neden özellikle Advis’i tercih ettin. Gerçekten beklediğin ilgiyi, yardımı, hizmeti alabildin mi? Amerika’ya gittiğinde iyiki de Advis ile programa katılmışım dediğin oldu mu?
Dediğim gibi arkadaşım menun kalmıştı. Amerika’da onları ziyaret etmişler, sorunlarıyla ilgilenmişler. Bu bana cazip geldi. Kendim gittiğimde de gördüm ki gerçekten Advis her zaman yanımdaydı.

Amerika’dayken de seninle iletişim kurdular mı? Bir problem ile karşılaştığında Advis sana danışmanlık hizmetini sunmaya devam etti mi? 
Evet, gittiğimiz ilk hafta aradılar. Yerleştiniz mi, her şey yolunda mı diye sormak için. İlk gittiğimizde çalıştığımız yerden memnun değildik. Çok sakin bir bölge olduğu için sıkıldık biraz. Hemen Advis’le irtibata geçtik. Bizimle çok ilgilendiler. Çok kısa zamanda bize 3 tane iş seçeneği sundular. Tabii biz sonra vazgeçtik gitmekten:)

 
Work and Travel Programı’na katılmanın öğrencilerin vizyonunu geliştirdiği bir gerçek. Döndükten sonra kariyer planında bir değişiklik oldu mu? Mezun olduğun zaman ne yapmak istiyorsun?
Vizyonum tabii ki gelişti. Öğrendiğim en önemli şey, ne iş yapıyorsan yap en iyi şekilde yapmalısın. Orada kimse yaptığı işten gocunmuyor. Türkiye’de burun kıvrılan işleri bile orada insanlar canla başla yapıyorlar. Benim kariyer planlarım değişmedi belki ama iş hayatına bakış açım oldukça değişti. 

Murat Erat , 06.01.2007 

 
İlgili Haberler
Yepyeni advis.com.tr yayında!
Yılın en sıradışı ve kaliteli iş fırsatları 6 Aralık'ta CIEE İş Fuarımızda!
Tam 100 öğrenciye ÜCRETSİZ Work&Travel fırsatı!
CIEE İş Fuarlarımız için geri sayım başladı!
Advis'ten kaçırılmayacak indirim fırsatları!
2008 Wat katılımcılarımız: Sizler için katılım sertifikası hazırladık!
Vize reddine %100 iade!
Advis ile Work and Travel'a gidenler anlatıyor!
Artık 4.sınıflar da Work and Travel’a katılabiliyor!
Konsolosluk 2008 yılı Wat katılım sayılarını açıkladı!