“Benim işverenlerimle aram çok iyi olduğu için onlarla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum. Benim son günümde bana sürpriz bir parti verildi. Bütün işverenim ailesi ve arkadaşlarım oradaydı. Çok güzel bir geceydi ve çok mutlu oldum.”
Zeynep Yıldırım, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler&Kamu Yönetimi 3. sınıf öğrencisi...İstanbullu ve 21 yaşında.. Alışveriş yapmayı ve gezmeyi çok seviyor. Arkadaşları onu paylaşamıyor, nedeni ise; çok eğlenceli biri olması...
Work&Travel programıyla Amerika’nın hangi şehrine gittin ve ne kadar kaldın? Kaç şehir gördün? Amerika’ya ilk ayak bastığında neler hissettin?
Lake Tahoe’ya gittim.California bölgesinde San Francisco’ya 3 saatlik uzaklıkta bir yer. Burada 3 aya yakın çalıştım daha sonra travel kısmına başladım.Yaklaşık 8 şehir gördüm.Uçaktan ilk indiğimde öncelikle yorgun olduğum için pek bir şey hissetmedim fakat ilerleyen saatlerle birlikte gayet mutlu oldum çevreden.
İlk başta alışmakta çok zorluk çektin mi? Nelere alışmakta güçlük çektin ve en çok hangi sorunlarla karşılaştın?İlk bir hafta zor oldu çünkü hem ailenizden ve arkadaşlarınızdan uzaksınız. Tanımadığınız bir yer ve insanlar ama bir hafta sonra gayet mutlu bir şekilde yaşamaya başladım.Pek bir sorunla karşılaştığımı söyleyemem çünkü işverenlerim çok anlayışlı ve yardımseverlerdi en küçük bir memnuniyetsizliğimde yanımda oldular.
Ne tür işler yaptın?
Benim çalıştığım yer göl kenarında bir oteldi.Yolun karşısında bir dondurma dükkanımız vardı. Orada çalıştım.
Aylık kazancın neydi?
1500 dolar civarıydı fakat aldığım bahşişe göre bu miktar değişiyordu.
Bütün danışmanlık şirketleri Work&Travel’a katılmak için harcanan paranın 4-5 misli para kazanılabildiğini söylüyor. Bana açıkçası pek inandırıcı gelmiyor ama Sen Türkiye’ye dönerken program bedelini gerçekten çıkarabildin mi? Belli bir birikim ile Türkiye’ye döndün mü?
Ben kesinlikle şu kadarını söyleyeyim. Program ücretini 2. ayda çıkardım. Daha sonrasında yaptığım seyahatler ve alışverişten sonra yanıma yine belli bir miktar para kaldı.
Dünya görüşün, hayattan beklentin, insanlarla olan iletişimin gibi konularda Amerika’ya gitmeden önceki sen ile, orada yaşadıktan sonraki sen arasında ne gibi değişiklikler oldu?
İnsanlarla olan iletişiminiz çok gelişiyor. Ve tabiki vizyonunuz gelişiyor.
Work&Travel programına katıldıktan sonra Türkiye’ye ve insanlara karşı bakış açınızda ne gibi değişiklikler oldu?
Açıkçası oradaki hayatımdan sonra burası sıkıcı gelmeye başladı. Çünkü orada çok rahatsınız, her türlü imkanınız var.Sosyal aktiviteler çok geniş.

Orada yaşarken Türkiye’nin ve Amerika’nın hayat koşulları arasında ne gibi farklar dikkatini çekti?
Tabiki bu sorunun cevabı çok geniş. Ama şu kadar söyleyebilirim ki hayat her yerde zor fakat orada çalıştığınız sürece çok iyi paralar kazanıyorsunuz ve kendinize ayırdığınız zamanı buraya oranla daha verimli kullanıyorsunuz.
Belki özlemek duygusunu da ilk defa yaşadın, Türkiye’yi ve buradaki sevdiklerini özledin mi?
Tabiki özledim ama sayılı zaman çabuk geçiyor. Orada çok eğlendiğim için üstesinden gelebildim.
Amerikalıların biz Türklere karşı yaklaşımı nasıldı? Türkiye hakkında fikirlerini sordun mu veya nasıl bir izlenim oluştu mu sende?
Özellikle İstanbul’u tanıyorlar çoğu burada bulunmuş. Dolayısıyla ben kötü bir yaklaşımla karşılaşmadım aksine çok yakından ilgilendiler kültürümüzle özellikle de kebaplarımızla ilgili bir sürü soru sordularJ
Amerika’daki iş hayatı hakkında ne düşünüyorsun? Amerikalılar çalışırken nasıl? Biz Türklerle bir karşılaştırma yapabilir misin?
Oldukça profesyoneller iş zamanı işin yapılması ve bitirilmesi gerek. Bu kötü de gayet katılar fakat bence bu olması gereken bir şey. Ama iş çıkışı çok rahat patronunuzla çıkıp bir yerlerde eğlenmeye gidebiliyorsunuz. Yani iş zamanları haricinde arkadaş gibiler.
Gerçekten İngilizcen ilerledi mi? Bildiğin gibi pek çok İngilizce öğrenen hazırlık öğrencisi var üniversitelerde. Onlara İngilizcelerini ilerletmeleri konusunda Work and Travel’a katılmalarını tavsiye eder misin?
Kesinlikle tavsiye ediyorum. İngilizceniz çok ilerliyor. kendilerine güvensinler sonunda çok rahat İngilizce konuşabildiklerini görecekler.
Hangi ülkelerden arkadaşların oldu? Onlarla neler yaptın, hangi maceraları yaşadın? Senin gibi Work&Travel programına “başka ülkelerden katılmış öğrencilerle” karşılaştın mı? Onlardan ayrılman zor oldu mu? Onlara Türkiye hakkında fikirlerini sordun mu?
Bulgar ve Amerikalı arkadaşlarım oldu. Zaten çoğu Türkiye’ye gelmişlerdi.
Amerikalıların genelde çok kötü yemek kültürleri olduğu söylenir, gerçekten yemek konusunda sıkıntı yaşadın mı? Bizim yemeklerimizi özledin mi?
İlk zamanlarda çok özledim ama sonraları alıştım. Kimi zamanlarda da Türk yemekleri yapan yerlerde özlemimi giderdim.
Amerika’da kaldığın süre zarfında aklında kalan bir anını Work&Travel’a katılmayı düşünen öğrenci okurlarımızla paylaşır mısın?
Benim işverenlerimle aram çok iyi olduğu için onlarla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum. Benim son günümde bana sürpriz bir parti verildi. Bütün işverenim ailesi ve arkadaşlarım oradaydı. Çok güzel bir geceydi ve çok mutlu oldum.
Advis’i nerden duymuştun?
Advis’i bir arkadaşım vasıtasıyla duydum. Kendisi advis programıyla birçok kez Work&Travel programına katılmış memnun kaldı bana tavsiye etti.
Birçok firma varken neden özellikle Advis’i tercih ettin. Gerçekten beklediğin ilgiyi, yardımı, hizmeti alabildin mi? Amerika’ya gittiğinde AdvisWork&Travel öğrencisi olmanın ne gibi ayrıcalıkları vardı?
Söylediğim gibi arkadaşım önerdi. Beklediğim ilgiyi yardımı hizmeti fazlasıyla gördüm.
En önemli soru aslında şu; “Ben neden bir çok şirket varken Advis’i tercih etmeliyim?” Sen, Advis ile gittiğin için bu sene Work&Travel programına katılacaklara Advis’i öneriyor musun?
Kesinlikle öneriyorum. Work& Travel programına daha önceden gitmediyseniz hiç bir konu hakkında bilginiz yok. Ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. İşte bu sırada Advis size çok yardımcı oluyor. Sizinle çok ilgileniyor.
Amerika’dayken de seninle iletişim kurdular mı? Bir problem ile karşılaştığında Advis sana danışmanlık hizmetini sunmaya devam etti mi?
Ben bir problemle karşılaşmadım ama sürekli irtibat halindeydik.
Murat Erat , 07.01.2007