“Bir yerden futbol topu bulduk (zor oldu ama hiç olmamasından iyiydi ve en azından futbol topuna benziyordu) Amerikalılarla kumsalda futbol oynayacaktık. Çocukları da ayarladık topu onlara verdik siz başlayın diye onlar da topu ellerine alıp koşmaya başladılar biz o anki görüntü karşısında kopmuştuk adamların futbol bilgileri sadece Amerikan futbolundan ibaretmiş onu anladık:)”
Work&Travel programıyla Amerika’nın hangi şehrine gittin ve ne kadar kaldın? Kaç şehir gördün? Amerika’ya ilk ayak bastığında neler hissettin? Boston-New York–Washington ve Maine eyaletinin her yeri diyebiliriz. Amerika’da yaklaşık 3 ay kaldım. İlk New York havaalanına indiğimde fazla heyecanlı değildim sadece Boston’a geçmem gerekliydi ama nasıl yapacağım konusunda hiç bir fikrim yoktu. Herkese sorup Boston’a giden otobüslerin yerini buldum ve Boston’a vardım.
Bu seferde Boston’dan Wells / Maine ‘e gitmem gerekliydi ama saat 12(geçe)’yi gösteriyordu Boston’dayken. Ertesi günü beklemek zorundaydım ve zoraki Boston Tren İstasyonu’nda 1 gece sabahladım gerçekten heyecanlıydı ama güvenli bir yer olduğu için hiç korkmadım ertesi sabahta trenle Wells’e geçtim.
Amerika’ya gittiğin zaman işveren seni havalimanında karşıladı mı? İşyerinde yoğun ilgi gördün mü? Bu beklentide olan öğrencilerimiz için söylemek istediğin bir şey var mı? Havaalanında karşılamadı çünkü iş yerim indiğim şehirde değildi ama trenle Wells’e geçtiğim zaman işverenimi aradım ve tren istasyonuna gelip beni aldı. İş yerinde yoğun bir ilgi görmedim aslında hiç ilgi görmedim çünkü onlar böle şeylere alışkınlar Türkiye’de olsa yabancı birine yoğun bir ilgi olabilir ama söz konusu Amerika olunca fazla bir ilgi görmüyorsunuz.Arkadaşlara bununla ilgili diyebileceğim tek şey kendilerine güvensinler(bu her şey için geçerli) ve fazla bir ilgi beklemesinler.
İlk başta alışmakta çok zorluk çektin mi? Nelere alışmakta güçlük çektin ve en çok hangi sorunlarla karşılaştın? Aslında fazla zorluk çekmedim. Bunun da en büyük sebebi fazla bir beklenti içinde değildim rüyalar ülkesine gitmiyordum çalışmaya ve gezmeye gidiyordum. Bunu bildiğim için fazla zorlanmadım. Tek derdim yemeklerdi. Yemeklerle aram çok iyi olduğundan ve Amerikanında yemekleri vasat denilebilecek düzeyde olduğundan bayağı zorlandım diyebilirim ama sonra alıştım.
Ne tür işler yaptın? Sadece Mc Donalds’da çalıştım ve orda her işi yaptım diyebilirim.
Saat ücretin ve aylık kazancın neydi? Hep aynı saat ücreti ile mı çalıştın? İşveren herhangi bir artış yaptı mı saat ücretinde? İlk başlarda haftalık 40 saati geçmiyorduk. Saatlik 6.75$ di ve de bahşiş yoktu. İlk ayda aylık 950$-1000$ arasıydı. Diğer WAT ile gelen arkadaşlar (yabancı uyruklular) ülkelerine Ağustos sonu gibi dönmeye başlayınca, yani çalışan sayısı azalınca 40 saatin üzerinde hatta 54 saat bile çalıştığım oldu. (haftalık toplam çalışma saatleri haftadan haftaya değişiyordu) 40 saatin üstü her saat başına 10 dolar alıyorduk ve aylık 1200$-1300$ buluyordu. Tabii biz de yorgunluktan bitkin düşüyorduk.
Bütün danışmanlık şirketleri Work&Travel’a katılmak için harcanan masrafın geri kazanılabildiğini, hatta alışveriş yapmış olarak geri dönülebileceğini söylüyor. Sen Türkiye’ye dönerken program bedelini gerçekten çıkarabildin mi? Belli bir birikim ile Türkiye’ye döndün mü? Cidden bu doğru. Verdiğiniz parayı orada çıkarabiliyorsunuz hatta sırf amacınız para kazanmaksa ikinci hatta üçüncü bir iş bulmanız bile mümkün tabii çalışacak haliniz kalırsa. Ben parayla dönmedim ama bavulları tıka başa doldurdum hem de bavullara +25$ verdim aşırı yükten dolayı. :)
Giden tüm öğrencilerin Amerika’da ucuz olması nedeniyle özellikle bolca elektronik alışverişi yaptığını duyuyoruz. Sen de yanında ikinci bir hediye bavulla gelenlerden misin? Kesinlikle öyle elektronik ucuz olduğu gibi giysiler ve kremlerde bayağı ucuz (özellikle botox kremleri annem içindi). Neler aldığımı yazsam buraya sığacağını düşünmüyorum.
Dünya görüşün, hayattan beklentin, insanlarla olan iletişimin gibi konularda Amerika’ya gitmeden önceki Şen ile, orada yaşadıktan sonra Sen arasında ne gibi değişiklikler oldu? Çok fazla değişmedi diyebilirim ama bana tabiî ki de büyük ölçüde yarar sağladı. İlk önce kendime güvenim geldi tek başıma çoğu şeyi hallettim. İngilizcem gelişti. Amerika halkının ve de başka ülkelerden gelenlerin yaşama biçimlerini ve birbirleri aralarındaki ilişkilerini öğrendim.
Work&Travel programına katıldıktan sonra Türkiye’ye ve insanlara karşı bakış açında ne gibi değişiklikler oldu? İlk önce Türkiye’yi konuşursak öncelikle vatanımız gibi bir yer hayatta bulamayız. Bana Washington’ı New York’u üstüne de Boston’ı verseler İstanbul’a değişmem. Vatanımız tarihi ve kültürel açıdan o kadar doluymuş ki ben oraya gittiğimde anladım. Amerikalılar inanın olmayan kültürlerini bile çok iyi pazarlıyorlar. İnsanlara bakış açımı ele alırsak tabii ki değişti. Amerikalıları kutluyorum bu açıdan insanlar bizim gibi yüksek sesle olsun tartışmıyorlar ya da birden kavga moduna geçmiyorlar. Anlayışlı ve sakinler öncelikle dinlemeyi biliyorlar.
Örneğin çok nadir kaza oldu ve kazayı göremeyecek kadar uzakta olan ve aracın içinde olan sürücü trafiğin tıkanmasına korna çalarak tepki vermiyor ya da dışarı çıkarak bağırmıyor, insanlar gayet sakin bir şekilde bekliyor. Sanırım şu şekilde düşünüyorlar “Eğer ilerde bir sorun olmasaydı biz beklemezdik demek ki en öndeki aracın bir sorunu var ve bu yüzden bekliyoruz.” Bu yüzden onları kutluyorum ve bizimde onları bu açıdan örnek almamız gerektiğini düşünüyorum.
Orada yaşarken Türkiye’nin ve Amerika’nın hayat koşulları arasında ne gibi farklar dikkatini çekti? Öncelikle tek başınasınız. Her şeyi kendiniz halletmeniz gerekiyor. Hayat koşulları bu yüzden Türkiye’dekinden zor gelebilir tabii ki ama bunun dışında bir farklılık ya da zorluk görmedim.
Amerikalıların biz Türklere karşı yaklaşımı nasıldı? Türkiye hakkında fikirlerini sordun mu veya nasıl bir izlenim oluştu sende? Amerikalıların özellikle çalıştığım yer gibi küçük şehirlerde yasayanların bırakın Türkiye’yi Avrupa’dan haberleri yok. New York’ta çok az Türkiye’yi bilen insan gördüm onlarda Amerikalı değildi herhalde:) Ama ben elimden geldiğince Türkiye’yi ve Türk insanini en iyi şekilde tanıtmaya çalıştım diyebilirim. :)
Amerika’daki iş hayatı hakkında ne düşünüyorsun? Amerikalılar çalışırken nasıl? Biz Türklerle bir karşılaştırma yapabilir misin? Adamlar çok sistematik ve kuralcılar ve çalışmayana da acıma yok. Bu kim olursa olsun…(Amerikalı ya da bir başkası). Benim çalıştığım yerde görevini tam yapamıyor diye müdür işten alınarak başka yere gönderildi. Beraber çalıştığım Amerikalı arkadaş da yeterince çalışmıyor diye işten çıkarıldı. İş yerinde sürekli bir arkadan konuşma da hakim bunu da gördüm. İnsanlar kendi çıkarları için sizi bir anda yalnız bırakabiliyorlar. Tabii bu Türkiye’de de vardır. Kısacası Amerika halkı 7’den 70’ine kadar çalışan ve sürekli vatanının gelişmesinde katkıda bulunan bir millet.
Bu arada gerçekten İngilizcen ilerledi mi? Bildiğin gibi pek çok İngilizce öğrenen hazırlık öğrencisi var üniversitelerde. Onlara İngilizcelerini ilerletmeleri konusunda Work and Travel’a katılmalarını tavsiye eder misin? Tabii ki tavsiye ederim bence İngilizce en iyi kendi ülkesinde öğrenilir. İngilizcem ilerlediği gibi bence en zoru olan anlama seviyemde bayağı ilerledi. Bu yüzden tüm arkadaşlara şiddetle öneririm.:)
İngilizceni çalışırken mi, yoksa sosyal hayat içindemi geliştirdin?
Çalışırken diyebilirim çünkü çalıştığınızda isteseniz de istemesiniz de konuşmak ve anlamak zorundasınız.
Hangi ülkelerden arkadaşların oldu? Senin gibi Work&Travel programına “başka ülkelerden katılmış öğrencilerle” karşılaştın mı? Evet Fransız, Rus, Estonyalı, Amerikalı, Polonyalı, Alman, Romanyalı, Taylandlı, Çinli, Danimarkalı ve daha aklıma gelmeyen birçok milliyetten gelenler vardı.
Amerikalıların genelde çok kötü yemek kültürleri olduğu söylenir, gerçekten yemek konusunda sıkıntı yaşadın mı? Bizim yemeklerimizi özledin mi? Annenin en çok hangi yemeğini özledin? Valla bu sorunun cevabını yukarıda söylemiştim. Tek sorun yaşadım o da yemek inanın çok ama çok özledim sürekli pizza ve hamburger yemekten ölecektim. Annemin her yemeğini özledim diyebilirim.
Amerika’da kaldığın süre zarfında aklında kalan bir anını Work&Travel’a katılmayı düşünen öğrenci okurlarımızla paylaşır mısın? Bir yerden futbol topu bulduk (zor oldu ama hiç olmamasından iyiydi ve en azından futbol topuna benziyordu) Amerikalılarla kumsalda futbol oynayacaktık. Çocukları da ayarladık topu onlara verdik siz başlayın diye onlar da topu ellerine alıp koşmaya başladılar biz o anki görüntü karşısında kopmuştuk adamların futbol bilgileri sadece Amerikan futbolundan ibaretmiş onu anladık:)
Amerika’ya gittiğin zaman işin hazır mıydı? Bu konuda sen sorun yaşamadıysan bile, Amerika’ya gittiği zaman işinin hazır olmadığını ve sorun yaşadığını gördüğün öğrenciler oldu mu? Ben Advis’e cidden çok teşekkür ederim. Hiç bir açıdan zorluk çekmedim. Gitmeden önceki 1 hafta içinde beğenmediğim için işimi ve yerimi bile değiştirmiştim. Gittiğimde de direk işe başladım. Yanımda kalan Türk arkadaş bile işten çıkarılmasına karşı Advis hemen ona başka bir iş buldu yani bizi orda yalnız bırakmadı ve her zaman Advis’le mailleştim, her sorunumu yazdım ve dakikasında cevap aldım. Döneceğim gün bile gümrük hakkında bilgi alabildim bu yüzden onlara bizi orda yalnız bırakmadıkları için çok teşekkür ederim.
Gittiğin zaman kalacağın yer hazır mıydı? Konaklamayla ilgili sorunun oldu mu? Gideceğim zaman yerim hazırdı. Kaldığım yerin sahipleri bile çok cana yakın ve yardım sever insanlardı. Kısacası hiç bir sorun yaşamadım.
Vize mülakatından korkan öğrencilerimiz için söylemek istediğin bir şey var mı? Sence korkmakta haklılar mı? Hayır bence korkulacak hiç bir şey yok Advis zaten neler gerektiğini fazlasıyla size söylüyor.ben sadece Advis’in dediklerini yaptım ve vize almam 1 dakikayı bile bulmadı.
Work and Travel programına öğrenci gönderen pek çok firma var. Öğrenciler firma yaparken sence neye dikkat etmeli? Öğrencilere tavsiyem dikkat edecekleri tek şey önceden giden öğrencilerin dedikleri. Ben öyle yaptım şirket ararken Advis’le giden arkadaşlar vardı. Onlara sordum ve inceledim. Sonunda en iyi şirketin Advis olduğuna karar verdim.
Sen Advis’i nerden duymuştun? Advis’i seçmendeki en önemli etken neydi? Advis’i arkadaşlarımdan duymuştum. Advis‘i seçmemdeki en önemli etken Amerika’da kesinlikle yalnız ve sahipsiz olmayışınız. Bana Advis bu güveni fazlasıyla verdi.
Gerçekten beklediğin ilgiyi, yardımı, hizmeti Advis’ten alabildin mi? Amerika’ya gittiğinde iyi ki de Advis ile programa katılmışım dediğin oldu mu? Tabii ki yukarıda da dediğim gibi Advis her açıdan Amerika’da sizinle…
Amerika’dayken de seninle iletişim kurdular mı? Bir problem ile karşılaştığında Advis sana danışmanlık hizmetini sunmaya devam etti mi? Problem yaşamadığım için Advis’le sadece bazı konularda bilgi almak için yazıştım onlarda bana yardımcı oldular. Teşekkürler Advis…
Murat Erat , 07.01.2007
|