“Hawaii bambaşka bir yer. Ölmeden cennete giden nadir insanlardan biriyim herhalde. Hawaii ile Türkiye arasında çok farklılıklar var. Mesela ufak bir örnek vereyim. Kırmızı ışıkta biz hariç geçen yoktu. Hatta yeşilde bile biz geçsek bile arabaların hepsi duruyordu. Orada suç oranı nerdeyse yüzde sıfır. Fakat bunlar Amerika için değil Hawaii için geçerli olaylar...”
Hakan Çubukçu, Yeditepe Üniversitesi, Sistem Mühendisliği 4.sınıf öğrencisi... Arkadaşları geveze, sürekli gülen ve çok eğlenceli olduğunu söylüyor. Yengeç burcu olan Hakan; doğma büyüme İstanbullu ve 22 yaşında. Spor yapmayı çok seven Hakan, mezun olunca bir yıl çalışıp master yapmayı planlıyor...
Work and Travel programıyla Amerika’nın hangi şehrine gittin ve ne kadar kaldın? Kaç şehir gördün? Amerika’ya ilk ayak bastığında neler hissettin?
Honolulu (Hawaii-Oahu adası), 1.5 ay kaldım. Work and Travel programında kaç şehir gördüğümü hatırlamıyorum. Valla çok değişik duygular içerisindeydim, yani anlatılmaz yaşanır...
İlk başta alışmakta çok zorluk çektin mi? Nelere alışmakta güçlük çektin ve en çok hangi sorunlarla karşılaştın?
Biz üç arkadaş gittiğimiz için zorlukların üstesinden hep birlikte geldik. Bizim için en büyük zorluk evde 9 kişi kalacağımızı öğrendiğimizde oldu, çünkü biz sadece 3 ümüz kalacağımızı zannediyorduk ve de öyle söylenmişti. Ayrıca çalıştığımız yerde evimize uzaktı.
Ne tür işler yaptın?
Honolulu International Airport'ta snack barda çalıştım. İlk 2 gün her şeyi öğrettiler ve 3. günden itibaren kasadaydım ve çalıştığım süre boyunca da hep kasada kaldım.
Aylık kazancın neydi?
Aylık kazanç olarak değil de saatlik olarak söyleyeyim: 7.5 dolar alıyorduk. Fakat overtime’a kalırsanız 11 dolar falan oluyordu.
Bütün danışmanlık şirketleri Work and Travel’a katılmak için harcanan paranın 4-5 misli para kazanılabildiğini söylüyor. Sen Türkiye’ye dönerken program bedelini gerçekten çıkarabildin mi? Belli bir birikim ile Türkiye’ye döndün mü?
Tabii ki dönemedim. Hatta zararına bile döndüm diyebilirim fakat giderken de bunu bilerek gittik. Çünkü Hawaii’ye gidiyorduk, hayat standartları pahalı hatta Amerika’nın en pahalı yerlerinden biriydi diyebilirim. Biz daha çok Travel kısmıyla ilgilendik açıkçası. Eğer öyle 2-3 katı para kazanmak isteseydik Alaska’ya giderdik.
Dünya görüşün, hayattan beklentin, insanlarla olan iletişimin gibi konularda Amerika’ya gitmeden önceki sen ile, orada yaşadıktan sonraki sen arasında ne gibi değişiklikler oldu?
Valla ben Türkiye’deyken de rahat bir insandım orda da öyleydim. İnsan ilişkilerim kuvvetli olduğu için pek de benim için farklı bir şey olmadı. Ama değişik kültürler tanımak, nerdeyse bütün gün başka lisanlar duymak ve konuşmak çok eğlenceli ve aynı zamanda da öğreticiydi.
Work and Travel programına katıldıktan sonra Türkiye’ye ve insanlara karşı bakış açınızda ne gibi değişiklikler oldu?
Oradaki insanların çok daha saygılı olduğunu öğrendim diyebilirim.
Orada yaşarken Türkiye’nin ve Amerika’nın hayat koşulları arasında ne gibi farklar dikkatini çekti?
Hawaii’yi ben Amerika’ya dahil etmiyorum çünkü orası bambaşka bir yer. Dönüşte Los Angeles’a da gittim Hollywood’a da. Hiçbiri İstanbul’dan daha güzel değil. Ama dediğim gibi Hawaii bambaşka bir yer. Ölmeden cennete giden nadir insanlardan biriyim herhalde. O yüzden Hawaii ile Türkiye arasında çok farklılıklar var. Mesela ufak bir örnek vereyim. Kırmızı ışıkta biz hariç geçen yoktu. Hatta yeşilde bile biz geçsek bile arabaların hepsi duruyordu. Burada ise kırmızı yeşil farketmez, ölüm kaçınılmaz. Orada suç oranı nerdeyse yüzde sıfır. Fakat bunlar Amerika için değil Hawaii için geçerli olaylar.
Belki özlemek duygusunu da ilk defa yaşadın, Türkiye’yi ve buradaki sevdiklerini özledin mi?
Hayır.
Amerikalıların biz Türklere karşı yaklaşımı nasıldı? Türkiye hakkında fikirlerini sordun mu, nasıl bir izlenim oluştu sende?
Hawaii’de Türkiye’yi bilen nerdeyse yoktu. Bilen bir kaç kişi ise genelde barbarmışız zannediyorlardı, insanları kesen, öldüren vs. Tabii sonra biz Türklerin nasıl insanlar olduklarını çok güzel bir şekilde gösterdik.
Amerika’daki iş hayatı hakkında ne düşünüyorsun? Amerikalılar çalışırken nasıl? Biz Türklerle bir karşılaştırma yapabilir misin?
Bu konuda bir yorum yapamayacağım, çünkü benim çalıştığım yerde genelde Filipinliler vardı ve bu soru bence kişiden kişiye değişir. Amerikalı’nın da Türk’ün de tembeli var...
Gerçekten İngilizcen ilerledi mi? Bildiğin gibi pek çok İngilizce öğrenen hazırlık öğrencisi var üniversitelerde. Onlara İngilizcelerini ilerletmeleri konusunda Work and Travel’a katılmalarını tavsiye eder misin?
Pratik olarak büyük bir avantaj, tabii ki öneririm.
Hangi ülkelerden arkadaşların oldu? Onlarla neler yaptın, hangi maceraları yaşadın? Senin gibi Work and Travel programına başka ülkelerden katılmış öğrencilerle karşılaştın mı? Onlardan ayrılman zor oldu mu? Onlara Türkiye hakkında fikirlerini sordun mu?
Çinli, Polonyalı, Romen, Filipinli, Amerikalı normal olarak vs... Maceralar anlatılmaz yaşanır... Ayrılmam çok zor olmadı ve Türkiye hakkındaki fikirleri de bizim sayemizde değişti.
Amerikalıların genelde çok kötü yemek kültürleri olduğu söylenir, gerçekten yemek konusunda sıkıntı yaşadın mı? Bizim yemeklerimizi özledin mi?
Kaldığım süre içerisinde çok da özlemedim ama daha fazla kalsam kesinlikle özlerdim...
Amerika’da kaldığın süre zarfında aklında kalan bir anını Work and Travel’a katılmayı düşünen öğrenci okurlarımızla paylaşır mısın?
Tabii ki biz Hawaii’de aynı zamanda işten ve eğlenceden arta kalan zamanlarımızda fitness salonuna gidiyorduk. Burası "U" şeklinde olan bir salondu. Ben salonun bir tarafında diğer 2 Türk arkadaşım da diğer tarafındalardı. Bu arada biz Hawaii’de kimse bizi anlamadığı için çok rahat konuşuyorduk. Arkadaşlarımın yanına gittiğimde bana şuradaki adama bak, nasıl biri dediler. O güne kadar da her sordukları adama hep kötü şeyler söylemişimdir. Bizimkiler benden yine kötü bir şey beklerlerken ben de şeker gibi adammış dedim. Gerçekten de öyleydi. Sonra öğrendik ki adam Türk’müş. Gülmekten kırıldık sonra hep beraber. Bu olay bize bir Türk’ün her yerde karşımıza çıkabileceğini asla unutmamamız gerektiğini hatırlattı. Hawaii dünyanın tam diğer ucunda...
ADVİS Work and Travel’ı nerden duymuştun?
Arkadaşımdan.
Birçok firma varken neden özellikle ADVİS Work and Travel’ı tercih ettin? Gerçekten beklediğin ilgiyi, yardımı, hizmeti alabildin mi? Amerika’ya gittiğinde ADVİS Work and Travel’i öğrencisi olmanın ne gibi ayrıcalıkları vardı?
Valla pek yardım almadık. Çünkü öyle bir talepte bulunmadık. ADVİS Work and Travel ile de arkadaşım Alaska’ya gidip de sorun yaşamadığı için gittim.
En önemli soru aslında şu; Ben neden bir çok şirket varken ADVİS Work and Travel’i tercih etmeliyim? Sen, ADVİS Work and Travel ile gittiğin için bu sene Work and Travel programına katılacaklara ADVİS Work and Travel’i öneriyor musun?
Tabii ki öneriyorum. Evde 9 kişi kalma problemi dışında bi problem yaşamadık, yaşadıysak da ufak tefek şeylerdi. Diğer şirketlerde iş ayarlanmaması gibi şeyler duyuyorum. Pek iç açıcı şeyler değil açıkçası...
Amerika’dayken de seninle iletişim kurdular mı? Bir problem ile karşılaştığında ADVİS Work and Travel size danışmanlık hizmetini sunmaya devam etti mi?
Evet etti.