“Başta Amerikan ve Güney Afrikalı olmak üzere İngiltere, Ukrayna, Litvanya, Letonya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Romanya, Bulgaristan, Makedonya gibi birçok Balkan ülkesinden arkadaşlarım oldu. Bir çok insanın Türkiye’ye olan olumsuz önyargılarının yıkılmasında büyük etkim oldu:) Çok samimi arkadaşlıklar kurdum ve hala görüşmeye devam ediyorum. Hatta bu röportajı yanıtlarken bir yandan da biri Bulgar diğeri Amerikan olan iki arkadaşımla yazışmaktayım. O kadar çok anım ve maceram oldu ki anlatırken sıkılmaya başlıyorum. Birçok kez polis tarafından yolda çevrildiğimi ama ceza yemeden kurtulduğumu, kaybolduğumu söyleyebilirim.”
Uğur Yılmaz, Marmara Üniversitesi İşletme bölümünde okuyor.. Doğma büyüme İstanbul’lu ve 21 yaşında... Rock müzik dinlemeyi, seyahat etmeyi, ve tabii ki internette sörf yapmayı çok seviyor! Arkadaşları Uğur’un olgun, neşeli ve soğukkanlı biri olduğunu söylüyor... Ödüllü bir yüzücü aynı zamanda... 2006 yazında mezun olacak. Medya sektöründe kariyer yapıp kendi prodüksiyon şirketini kurmak istiyor.
Work and Travel programıyla Amerika’nın hangi şehrine gittin ve ne kadar kaldın? Kaç şehir gördün? Amerika’ya ilk ayak bastığında neler hissettin?
Work and Travel programıyla New Hampshire eyaletine gittim, yaklaşık olarak dört ay kaldım. Birçok şehir gördüm çünkü son 15 günümü sadece gezmek, dolaşmak için ayırdım. Doğu yakasında Boston, Newyork, Buffalo, Niagara Şelalesi, Washington D.C., Florida, Orlando ve Miami'ye gittim. Batı yakasında ise San Francisco, Los Angeles, Las Vegas ve de Büyük Kanyon’a gittim. Amerika’ya ilk ayak bastığımda çok heyecanlanmıştım. Bir film setine girmiş gibi hissetmiştim kendimi Boston’u ilk gördüğümde.
İlk başta alışmakta çok zorluk çektin mi? Nelere alışmakta güçlük çektin ve en çok hangi sorunlarla karşılaştın?
İlk başta çok zorlandım çünkü yalnız gitmiştim ve gittiğim yerde hiç Türk yoktu. Ancak oraya varıp insanlarla diyalog kurduğumda aslında İngilizcemin çok berbat olduğunu fark ettim. Dil başta en büyük problemdi ama sonradan alıştım. Yemek benim için problem olmuştu çünkü hep kendim pişirmek zorundaydım ve o güne kadar hiç aşçılık deneyimim yoktu :)
Ne tür işler yaptın?
Ben bir tatil köyünün bakım onarım bölümünde o köyün günlük operasyonlarının yürütülmesinden sorumlu idim. Daha çok alan düzenlemeleri ile ilgilendim ve tatilcilere ilk gelişlerinde rehberlik hizmeti verdim. Ayrıca bir de ahşap işleyen bir fabrikada ek iş bulup ek gelir elde ettim fabrika işçisi olarak.
Aylık kazancın neydi?
İki işimden toplam olarak kazandığım ücret aylık ortalama 2000 dolar civarındaydı.
Bütün danışmanlık şirketleri Work and Travel’a katılmak için harcanan paranın 4-5 misli para kazanılabildiğini söylüyor. Sen Türkiye’ye dönerken program bedelini gerçekten çıkarabildin mi? Belli bir birikim ile Türkiye’ye döndün mü?
Ben çok sıkı bir tempoda çalıştığım için oldukça iyi para kazandım. Cebimde harcadığımın iki misli bir miktarla döndüm, tabii bir de orda dolaşırken ve alışverişler için harcadığım para da oldukça yüklü bir miktardı.
Dünya görüşün, hayattan beklentin, insanlarla olan iletişimin gibi konularda Amerika’ya gitmeden önceki Sen ile, orada yaşadıktan sonra Sen arasında ne gibi değişiklikler oldu?
Çok değişti diyebilirim. Hayattan beklentilerim oldukça arttı. Kendime daha çok güvenmeye başladım.
Work and Travel programına katıldıktan sonra Türkiye’ye ve insanlara karşı bakış açınızda ne gibi değişiklikler oldu?
Aslında pek bir değişim olmadı ama ülkemin kıymetini bilmeye başladım.
Orada yaşarken Türkiye’nin ve Amerika’nın hayat koşulları arasında ne gibi farklar dikkatini çekti?
Gelir farkındaki uçurum ve oranın insanlarının rahatlığı çok dikkat çekiciydi.
Belki özlemek duygusunu da ilk defa yaşadın, Türkiye’yi ve buradaki sevdiklerini özledin mi?
Kesinlikle. Özellikle ilk ay.
Amerikalıların biz Türklere karşı yaklaşımı nasıldı? Türkiye hakkında fikirlerini sordun mu veya nasıl bir izlenim oluştu mu sende?
Bize karşı yaklaşımları oldukça iyiydi. Türkiye hakkındaki fikirlerini tabii ki sordum ama aldığım cevaplar pek tatmin edici değildi. Amerikan halkı içe dönük bir toplum olduğundan başka ülkelerle ilgili pek bir bilgileri yok.
Amerika’daki iş hayatı hakkında ne düşünüyorsun? Amerikalılar çalışırken nasıl? Biz Türklerle bir karşılaştırma yapabilir misin?
İş ahlakı konusunda bizden çok daha iyi olduklarını söyleyebilirim, ast üst ilişkileri buna rağmen çok daha rahat.
Gerçekten İngilizcen ilerledi mi? Bildiğin gibi pek çok İngilizce öğrenen hazırlık öğrencisi var üniversitelerde. Onlara İngilizcelerini ilerletmeleri konusunda Work and Travel’a katılmalarını tavsiye eder misin?
Kesinlikle tavsiye ederim. Bu program sonucu şunu anladım ki İngilizceyi ana dil olarak konuşan insanlarla belli bir süre yaşamadıktan sonra bu dili yeterince öğrenmek mümkün değil.
Hangi ülkelerden arkadaşların oldu? Onlarla neler yaptın, hangi maceraları yaşadın? Senin gibi Work and Travel programına başka ülkelerden katılmış öğrencilerle karşılaştın mı? Onlardan ayrılman zor oldu mu? Onlara Türkiye hakkında fikirlerini sordun mu?
Başta Amerikan ve Güney Afrikalı olmak üzere İngiltere, Ukrayna, Litvanya, Letonya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Romanya, Bulgaristan, Makedonya gibi birçok Balkan ülkesinden arkadaşlarım oldu. Bir çok insanın Türkiye’ye olan olumsuz önyargılarının yıkılmasında büyük etkim oldu :) Çok samimi arkadaşlıklar kurdum ve hala görüşmeye devam ediyorum. Hatta bu röportajı yanıtlarken bir yandan da biri Bulgar diğeri Amerikan olan iki arkadaşımla yazışmaktayım. O kadar çok anım ve maceram oldu anlatırken sıkılmaya başlıyorum. Bir çok kez polis yolda tarafından çevrildiğimi ama ceza yemeden kurtulduğumu, kaybolduğumu söyleyebilirim.
Amerikalıların genelde çok kötü yemek kültürleri olduğu söylenir, gerçekten yemek konusunda sıkıntı yaşadın mı? Bizim yemeklerimizi özledin mi?
EVET!!! Hem evdeki yemeklerin hayalini kurdum ve hamburger kola ikilisinden bıktım.
Amerika’da kaldığın süre zarfında aklında kalan bir anını Work and Travel’a katılmayı düşünen öğrenci okurlarımızla paylaşır mısın?
Eylül ayının sonuna doğru çalıştığımız tatil köyünün işleri durgunlaşmıştı ve artık iki gün izin yapabiliyorduk biz de. Ukraynalı bir kız arkadaşımla beraber Niagara Şelalesi'ne gitmeye karar vermiştik. Gece yola çıkmıştık yaklaşık 12 saat araba sürdükten sonra sabah varmıştık şelaleye. Çok keyifli ve yorucu bir gündü, yemek yemek için Pizza Hut'a gidiyorduk ve ben arabayı kilitlediğimde (içindeyken otomatik olarak kilitlenebiliyordu) anahtarı içinde unuttuğumun farkına vardım. Bir anda dünyalar başıma yıkılmıştı çünkü evden yaklaşık olarak 12 saat uzaktaydık ve yedek anahtar yoktu.
Arabanın hırsız güvenlik sistemi olduğu için doğal olmayan yollarla açmak arabanın kendi sistemini kapatmasına neden oluyordu, bu yüzden müdahale edemiyordum. Çok çaresizdik ama bir Amerikalı bayan telefonla bir GMC bayisi bulmama yardımcı oldu. Normal olarak böyle bir hizmeti ancak bunu bir program olarak satın alırsanız veren GMC’ye durumumu açıklamıştım ve onlarda çok anlayışlı bir şekilde on dakika içinde gelip arabamı ücretsiz olarak açmışlardı. Çocuklar gibi sevindiğimizi hatırlıyorum.
ADVİS Work and Travel’ı nerden duymuştun?
ADVİS Work and Travel’ı okuldaki afişlerden görmüştüm. Ama ADVİS Work and Travel’da karar kılmadan önce iki farklı firma ile daha görüşmüştüm ve ADVİS Work and Travel bana en güvenilir gelendi.
Birçok firma varken neden özellikle ADVİS Work and Travel’ı tercih ettin. Gerçekten beklediğin ilgiyi, yardımı, hizmeti alabildin mi? Amerika’ya gittiğinde ADVİS Work and Travel öğrencisi olmanın ne gibi ayrıcalıkları vardı?
Evet aldım. ADVİS Work and Travel görevlileri ben Amerika’da iken bizi ziyarete gelip şikayetlerimizi dinlemişlerdi. Çok memnun olmuştuk. Ayrıca ADVİS Work and Travel çalışanlarıyla da çok iyi ilişkiler kurmuştuk, çok candan ve sevecen davranmışlardı.
En önemli soru aslında şu; Ben neden bir çok şirket varken ADVİS Work and Travel’ı tercih etmeliyim? Bu sene Work and Travel programına katılacaklara ADVİS Work and Travel’ı öneriyor musun?
Evet öneriyorum, ADVİS Work and Travel tercih edilmeli çünkü bu işi en profesyonelce yapanlar onlar bence.
Amerika’dayken de seninle iletişim kurdular mı? Bir problem ile karşılaştığında ADVİS Work and Travel sana danışmanlık hizmetini sunmaya devam etti mi?
Evet, e-mail yoluyla bağlantıdaydık ama ben nerdeyse hiçbir şeye ihtiyaç duymadım.